(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

AÇIK DÜNYA, KAPALI YÖNTEM


Tüm “açılım” çalışmaları ile birlikte, bu çalışmaların aynı zamanda kabul edilemez başka unsurları barındırdığına ilişkin kuşkular sürüyor.
   Ulusal gündemimiz “Açık” denizlere doğru yelken açmaya devam ediyor. Birbiri ardınca gerçekleştirilen “açılım”lar belki de siyasilerin dünyayla uyum ve küreselleşme konusunda böbürlenmelerine rağmen ne kadar kapalı bir toplum olduğumuzu da gösteriyor.
   “Türban Açılımı”, “Ermeni Açılımı”, “Kıbrıs Açılımı” derken sıra “Kürt Açılımı”na geldi.
   Ana Muhalefet Partisi CHP’nin de “Çarşaf Açılımı” ile başlayan çalışmalarını da eklersek tüm anlatılan konularda, toplumumuzda yeni gelişmelere kapalı bir zihniyetin hakim olduğuna ilişkin neoliberal yorumların haksız olduğunu söyleyemeyiz.
   Kapalı bir toplum olmaktansa, daha açık bir toplum olmak iyi bir şey olsa gerek.
   Öte yandan “Açılım” denilen şeye neden ihtiyaç duyulduğu konusu da, açılımın hangi konuda gerçekleştiği kadar önemli…
   Devlet, ülkesinde yaşayan vatandaşların tamamına eşit yakınlıkta olma ihtiyacı, bu alanda cumhuriyetin tepeden inmeci, seçkinci köklerinin ortaya koyduğu yaklaşımın yetersiz olduğu iddiasıyla böyle bir açılımı gerçekleştirmek istiyorsa ne ala… O zaman “sorun bizden kaynaklanıyor, o halde biz çözmeliyiz” diyebilirdik.
   Eksiklik, yanlışlık varsa giderilmek istenmesi kadar doğal bir şey olabilir mi?
   Ancak “açılım” kavramına yöneltilen eleştiriler, çalışmaların ülkenin ihtiyacından çok Avrupa Birliği’nin ölçütlerine uyum amacıyla gerçekleştirildiği, bu nedenle yapaylıktan kurtulamadığı yönünde…
   Hükümet kanadından eleştirilere özetle “görüyorsunuz bu muhalefet anlamadan dinlemeden her şeye karşı çıkıyor” şeklinde cevaplar veriliyor.
   Bu çeşit bir söz dalaşının Türkiye koşullarında olağan hale gelmesine üzülmemek elimde değil. Bir konu gündeme düştüğü anda içeriği ile değil, gerçekleşme biçimi ve hakkında söylenenler ile tartışılmaya başlayıveriyoruz.
   Diğer taraftan “Açılım” sözcüğü ile ifade edilen yeni yapılanmaların içeriği hakkında kamuoyuna yeterli bilgi vermekle mükellef olan iktidar kanadının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği konusundaki muhalefetin haklı itirazlarını birkaç gündür Hakimiyet’te okuyorsunuz.
   “Kürt Açılımı” diye kamuoyuna yansıyan girişimlerin içeriği ile ilgili olarak kimin bilgisi var? Ne almayı planlıyoruz, karşılığında bir şey verecek miyiz, çözüm hangi temel üzerine kurulacak gibi sorulara yanıt bulunabiliyor mu?
   Yoksa açılım denilirken kastedilen mecliste grubu bulunan iki parti genel başkanının sohbet etmesi mi?
   Daha açık bir dünyayı, daha şeffaf bir devleti, kendisiyle barışık bir toplumu mutlaka istiyoruz.
   Öğle yemeğinde aşçının özel yemeği olan “daha açık bir toplum”u beklerken, akşam yemeği saatine kadar sindiremeyeceğimiz şeylerin de yanında yutturulacağı endişesinden kurtarılmayı istemek hakkımız değil mi?
   Gerçekten özel bir fırsatın kapısındaysak, bu fırsatın içeriğini toplumla paylaşmamak halka saygısızlık olmuyor mu?

11.08.2009 10:46:04

Bu yazı 924 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 10 kişi online
Toplam ziyaret : 87.569.398

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2245 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3451 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6633 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri