|
| |||
MUHALEFET
Yerel seçimlerin ardından Ereğli’de muhalefet kavramının içinin boşaldığını düşünenler arasındayım. Muhalefet derken seçimin ardından yenilgiyi kabullenip bir kenara çekilen, özel günlerde anıta çelenk koyan bunun dışındaki konuları iktidara bırakanları kastetmiyorum. Bunlar da elbette var. Benim kastettiğim muhalefeti yönetime biçimi olarak algılayıp, bir şey yanlış gittiğinde tavrını ortaya koyarak kamuoyunu yönlendiren odaklardır. Bunlar siyasi parti de olabilir, sivil toplum kuruluşu da… Hükümeti elinde bulunduran AK Parti, ilçe ölçeğinde düşünüldüğünde belediyenin alternatifi gibi görünüyor. Bu nedenle yerel muhalefet görevi AK Parti’nin ilçe teşkilatına düşüyor. Bu partinin temsilcileri -kendilerinden “muhalefet” adıyla bahsedilmesinden rahatsızlık duyar gibiler- yerel konularda yürütmeleri gereken muhalefet çalışmalarını adeta askıya aldılar. Bu partiden gelen açıklamaların çoğu -şu andaki haliyle- kendi parti mensuplarına değişik kesimlerden gelen eleştirileri yanıtlamak ile sınırlı. Böyle olunca da yerel iktidar, -Belediye Başkanı- adeta şehirde alternatifsiz tek adam gibi bir görüntü veriyor. Bu durumun tersini ülke genelinde Ana Muhalefet görevini üstlenen CHP’de görüyorum. Bu partinin ilçede iktidarı elinde tutmanın mahmurluğu ile ulusal gündeme dair eleştirilerinde sanki bir azalma var gibi… Allahtan geçtiğimiz günlerde İlçe Başkanı Yaşar Balcı, Karadeniz Bölgesi’nin tamamını ilgilendiren bir açıklama yaptı da ana muhalefetin Ereğli’de de temsilcileri olduğunu yeniden hatırladık. Buraya kadar özetlersek ilçedeki iktidar ve ana muhalefet partileri teşkilatları, yerel ve ulusal düzlemlerde birbirlerinin fonksiyonlarının tersini yerine getiriyorlar. Birinin iktidar olduğu yerde öbürü muhalefet… İktidarın iktidarlığını yapmasına bir diyeceğim yok. Ancak muhalefetin hangi düzlemde olursa olsun muhalefet görevini yapıp yapmadığına gelince iş değişiyor. Her iki açıdan bakıldığında da alınan oy oranlarının üzerinde prestije sahip olması gereken partiler bunlar… Bu prestij ile birlikte kullanmış olsalar daha büyük bir etki gücüne de sahip olmaları gerekir. Büyük güç büyük sorumluluk getirir. Muhalefetin yönetime katılmanın bir yolu olduğunu algılayan siyasi partiler, gerek ulusal, gerek yerel düzlemde eleştirileri ile iktidarı elinde tutanlara yol göstermekle mükelleftir. Bu sadece Ana muhalefetin değil, diğer muhalif parti ve güç odaklarının da görevidir. Bu görev eksik yapılırsa demokrasi de kâmil olamaz. Kim ne derse desin yerel ve genel seçimlerde verilen oylar iktidar istediğini yapsın diğerleri ona baksın diye verilmedi. Görevini eksik yapanlar vakit tamam olduğunda halkı suçlamasın. Kim ne derse desin halk işini görevini eksik yapanları ödüllendirmez. Tüm siyasi partilerin hesabını buna göre yapması gerekir. 10.08.2009 10:28:32 Bu yazı 739 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 18 kişi online Toplam ziyaret : 87.569.348 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2245 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3451 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11440 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6633 kez okundu | ||
