(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

İKİ FIKRA


Rus filozof Nikolay Bahtin en sağlam eleştirinin mizah yoluyla yapıldığını, krallıkların kahkahalar attıran bir fıkra karşısında savunmasız olduğunu iddia eder.
   Fıkraların karizmayı yerle bir eden gücünden bugüne kadar kaçabilen olmamıştır. Fıkralar yüzlerce yıllık ağaçları kemiren kurtlar, geminin tahtaları arasında gizlenen farelerdir.
   90’lı yıllarda kısa dönem görev yapan eski başbakanlarımızdan biri hakkında yüzlerce fıkra anlatılmış, hatta bu fıkralar bir kitap halinde yayınlanmıştı. Hatırlayanlar vardır; bu fıkralar başbakanın siyasal kariyerinin altını oyan en önemli unsurlardan biri olmuştu.
   En keskin kalemlerin dile getirmekte güçlük çektikleri yanlışlar toplumların anonim bilgeliğinin eseri olan fıkralarla anlatılır.
   ***
   Yolsuzluk söz konusu olduğunda favorim şu fıkradır:
   Caminin imamı ezan vaktinde okunmayınca müezzin olarak görevlendirdiği bektaşiyi kontrol etmek için minareye çıkar. Bektaşi Minarenin en tepesine çıkmış, yere serdiği eski bir namazgâh üzerinde uyuklamaktadır. Müezzinden yükselen alkol kokusundan rahatsız olan Hoca, ayağı ile dürterek seslenir:
   “Uyan seni imansız! Saat kaç oldu hala uyuyorsun, ezanı da okumadın, üstelik leş gibi içki kokuyorsun. Senin utanman sıkılman yok mu?”
   Bektaşi uykudan zamansız uyandırılan birinin mahmurluğu ile gözlerini ovuşturur ama hocaya cevap vermez. Hoca bir cevap alamayınca daha da sinirlenir:
   “Edepsiz herif, insan bir cevap verir. Beni duymuyor musun?”
   Bektaşi kafasını toparlar ve lafı gediğine koymak için ön girişimini yapar:
   “Herhalde bir şey söylüyorsun ama buradan duyulmuyor”
   “Nasıl duyulmuyor?”
   “Bunu anladım işte, ama diğerlerini duyamadım. İstersen gel buraya uzan da duyulup duyulmadığını test et.”
   Hoca, bektaşinin kendisine dediğini yaparak namazgâhın üzerine oturur. Bektaşi hocaya sorularını sıralamaya başlar:
   “Camiden geçen gün bir halı yürüten sen değil miydin? Cami için toplanan bağışları ne yaptın?
   Hoca istifini bozmadan cevap verir:
   “Hakikaten de buradan bir şey duyulmuyormuş!”
   ***
   Siyasilerin bir sorunu çözmek için yaptığı girişimleri anlattıklarını duyduğumuz zaman etkilenmeden edemiyoruz. Çoğu zaman sonuca ulaşılamaması girişimlerin değerini sanki biraz düşürüyor gibi…
   Nasrettin Hoca binicilik ile ilgili anıların konuşulduğu bir toplantıda lafı kapar ve heyecanla anlatmaya başlar:
   “Falanca sancakta bulunduğum sıralarda, subaşının harasında deli bir at vardı. Subaşı denemiş binememiş. Tımar sahibi bey geldi denedi üç saniye atın üstünde duramadı. Eşraftan bir ağa geldi saniyesinde düştü. Sıra bana gelince kollarımı ve paçalarımı sıvadım, ata doğru şöyle bir peşrev ettim..”
   Derken hoca gözünün ucuyla at binme deneyimi sırasında orada olan birinin kendisini dinleyen topluluğa katıldığını görür. Canı sıkılarak:
   “Ben de binemedim” der
   Sadece iki fıkra… Anlayana sivrisinek saz değil mi?

3.08.2009 11:29:49

Bu yazı 971 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 21 kişi online
Toplam ziyaret : 87.569.368

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2245 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3451 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6633 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri