|
| |||
ÖZGÜR BASIN 2
Tavuklara yumurtlamayı yasaklarsanız, ne yumurtanız olur ne de tavuğunuz… Basın kuruluşlarının kanaat oluşturucu özelliğine kısıtlama getirdiğinizde, halkın haber alma özgürlüğü ve özgür kanaat oluşturma hakkından da bahsedemezsiniz.Abraham Verhoeven’in 1605’te Amsterdam’da çıkardığı “Nieuve Tijdinghen” gazetesinin ardından toplumların evren anlayışında radikal değişiklikler meydana geldi. Tekelindeki bilgi ile o zamana kadar iktidarını sürdürmüş elitler, bu devrimin ardından kamuoyunun desteğine daha fazla bağımlı hale geldi. Monarşi, gücünü koruyabilmek için herkesin elinde dolaşan bu basılı kağıtlarda yazılanlara sınırlama getirmeye çalışınca sansür kurumu ve buna karşı verilen mücadeleler başladı. Günümüzde artık basın özgürlüğünün demokrasi ile yönetilen ülkeler için önemi tartışılmıyor. Peki ama nedir basın özgürlüğü? Basın mensupları sokakta gördüğünüz diğer insanlardan daha fazla mı özgürdür? Basın Özgürlüğü, bir basın kuruluşunun temel politikası doğrultusunda haber ve yorum üretebilme özgürlüğü olarak, ya da belli bir düşünsel platforma ait insanların kendi görüşlerini kamuoyuna duyurabilme özgürlüğüdür. Bu anlamda ele alındığında bu özgürlük basın mensuplarına diğer insanlara karşı bir üstünlük sağlamaz. Basın mensupları ve haber kaynaklarının karşılıklı ilişkileri hukuki düzenlemelerle belirlenmiştir. Toplum ile ilişkilerimize baktığımızda basın mensuplarının istediği her şeyi yazabileceği zannı olduğunu görüyoruz. Bir trafik kazasında bile kazaya karışanlar basın mensuplarının kendilerini bir çeşit canavar olarak göstermesinden endişe duyarlar. Oysa ki muhabirlerin işi mümkün olduğu kadar fazla bilgiyi toplayarak okuyucuya ulaştırmaktır. Siyasi haberlerde ise kurumsal politikalar daha baskın rol oynar. Muhafazakar bir gazeteci, radikal tutumları olan bir gazetede istediğini yazamaz. Tersi durumda da yenilikçi tutumlara sempati besleyen bir gazeteci de muhafazakar bir gazetede istediği her şeyi dile getiremez. Ancak gerek muhafazakar, gerekse yenilikçi tutumların özgürce dile getirilebilmesi demokrasi için elzem olduğundan kurumların ilgili konulara dair tutumlarının sınırlanmaması gerekir. Basın özgürlüğünden kast edilen pratikte budur. Bu durum, muhafazakar insanların muhafazakar yayın organlarını, diğerlerinin de kendi görüşlerine uygun olanları takip edebilmesi sonucunu doğurur. Herhangi bir fikrin basın yoluyla duyurulmasına getirilen sınırlama da pratikte yayın kuruluşuna karşı gibi gözükse de, o fikrin taraftarı olan halkın görüşlerini sınırlamaktan başka bir şey değildir. Diğer bir deyişle, basın özgürlüğünden kast edilen, basın yayın kuruluşlarının özgürlüğü değil, halkın haber alma özgürlüğüdür. Bu iki kavram aynı şey değilmiş gibi gözükse bile tavuk ve yumurta kadar birbirinden ayrılmaz bir ikilidir. Basın özgün kanaatlerini üretip yayamazsa, ancak yöneticilerin topluma dayattıklarını okuyucusunun önüne koyar. Bu durum da tarihte örneklerini çokça gördüğümüz gibi totaliter rejimlerin doğuşuna altyapı oluşturur. Ancak basın özgür olduğunda demokrasiden bahsedilebilir. Tüm halkımızın 24 Temmuz Basın Bayramı kutlu olsun! 24.07.2009 11:35:01 Bu yazı 822 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 12 kişi online Toplam ziyaret : 87.570.993 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2267 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3473 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11461 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6655 kez okundu | ||
