|
| |||
İSTEMEZÜK!
Fazlı Erdoğan’ın Süleymanbeyler (Subaşı) köyünde halk ile bir araya gelerek Devrek-Ereğli yolunun tamamlanması için kamulaştırma konusunda muvafakat istediği toplantı, toplum olarak yeniliklere kişisel taleplerle nasıl engel olabildiğimizi bir kez daha ortaya koydu.Süleyman Demirel’in “meselenin peşine mesele takmak” diye özetlediği bu hastalık, tarihimiz boyunca çeşitli ıslahat girişimlerinin önünü tıkayan zihniyetin devamı niteliğini taşıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme ve çöküş döneminde, ülkenin geri kalmışlığından rant elde eden, yeniliklerin gelmesi ile güç kaybedecek odaklar meseleye özetle şu şekilde yaklaşırdı: “İstemezük.” Buna rağmen tarihsel sorumluluğunun yeniliklere kucak açmak olduğuna inanan basiretli devlet adamları çıkarsa, bu kişiler şunu söylerdi: “Halli gerekür” 2. Mahmut’un Yeniçeri Ocağı’nı “Vaka-i Hayriye” ile kaldırarak yerine “Asakir-i Mansure-i Muhammediye” ordusunu kurana kadar, çoğu ıslahat girişimi statükocu direnişçilerin galibiyetiyle sonuçlanmıştı. O zamana kadar Padişahlar kendilerinin “hallinin gerekmemesi” için yenilikçi kesimin önderlerine yönelik “Tiz urun kellesin” fermanı ile paçayı kurtarmayı yeğ tutardı. Toplumsal hastalıklar sistem değişikliklerinden fazla etkilenmezler. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte yeni bir Türkiye ortaya çıktı ama yeniliklere direnç gösteren toplumsal virüs genlerimizde günümüze kadar gelmiş gibi görünüyor. Subaşı’nda yapılan toplantıda bir vatandaş, Erdoğan’a “Benim evimin yakınından yol geçtiğinde, ağır tonajlı kamyonların ortaya çıkaracağı titreşimler evimi yıkabilir” anlamına gelen bir itirazda bulundu. Bir diğeri ise “benim arsamın altından geçecek olan yol falanca yerden geçerse daha düz olur. Daha da masrafsız olacaktır” diye devletinin parasını ne kadar önemsediğini ortaya koydu. Muhtar ise “Yolun tamamlanmasının önündeki engelin halkımız olduğu doğru değil, devlet kendi işini kendisi engelliyor” dedi. Muhtarın söylediği ile vatandaşların şikayetleri arasında bir çelişki olduğu hemen göze çarpıyor değil mi? Erdoğan “bizim için önemli olan yolun tamamlanması” dediğinde ise herkes adeta söz birliği etmiş gibi “yolu biz de istiyoruz” diye karşılık verdiğini de eklemeliyim. Eğer bir şeyi gerçekten istiyorsanız, onun gerçekleşmesi için bazı fedakarlıkları göze alabilmeniz gerekir. Hem memleket için iyi olan bir şeyi isteyeceksiniz, hem de size en ufak bir maliyeti olmamasını… Bu işler böyle yürür mü? Milletvekili Erdoğan olayı dört başı mamur bir şekilde düşündüğünü kanıtlayan sözcükler kullanıyor: “Yol yapılmazsa vebali hepimizin, yapılırsa herkesin elini taşın altına koyması ile mümkün olacak. Bedel ödemek gerekirse ben de payıma düşeni almaya hazırım.” Vekilin kastettiği bedel, yeniçeri ağalarının “Halli gerekür” demekle kastettiği şey olmasa gerek. Bazı konular vardır ki, halledilmesinin sağlayacağı toplumsal yarar karşısında, birtakım fedakarlıkları göze almak basiret sahibi olmanın gereğidir. Bir yandan gelişmeye engel olurken, diğer taraftan gelişmenin mimarlarını geç kaldıklarını söyleyerek suçlamak ise ikiyüzlülükten başka nedir? 22.07.2009 11:03:03 Bu yazı 1173 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 16 kişi online Toplam ziyaret : 87.570.977 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2267 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3473 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11461 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6655 kez okundu | ||
