|
| |||
DİZİMİZİ DÖVMEYELİM
Teşvik yasası şöyleydi böyleydi tartışmaları Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile yeni bir boyuta taşındı.Yasa çıktı, şimdi tartışılması gereken boş tartışmalarla vakit kaybetmek değil, Zonguldak’ın bundan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğidir. Zonguldak, Karabük, Bartın illerinin bulunduğu 3. bölgede, vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, yatırım yeri tahsisi ve faiz destekleri uygulanacak. Karabük ve Bartın ile daha fazla yatırım almak için yarışacağımız alanlar da belli… Madencilik ve taşocakçılığı yatırımları, gıda ürünleri ve içecek imalatı, entegre hayvancılık yatırımları, su ürünleri yetiştiriciliği, giyim eşyası imalatı, akıllı çok fonksiyonlu teknik tekstil, döşemelik parke, kaplama, kontrplak, yonga levha, sunta, MDF gibi plakaların imalatı, kağıt ve kağıt ürünleri imalatı, metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı, metal eşya, makine ve teçhizat imalatı, elektrikli makine ve cihaz imalatı, mobilya imalatı, oteller, öğrenci yurtları, lisanslı depoculuk, eğitim hizmetleri, hastane, huzurevi yatırımları, tehlikeli atık geri kazanım ve bertaraf tesisleri. Benzer yatırım alanlarının başka bölgelerde de teşvik alacağını düşünürsek, yasanın Zonguldak’ı öyle çok özel bir yere dönüştürdüğünü söylemek safdillilik olacaktır. O halde Zonguldak’ın özel bir yere dönüşmesi, en azından bu niyette olduğunu kanıtlaması gerekir ki yatırımcı diğer illeri seçeceğine Zonguldak’a gelsin. Bu kolay değil, ancak imkansız da değil. Hayatın her alanında olduğu gibi bu sorunu çözmenin en temel aracı, laf yerine iş üretmek olarak özetlenebilir. Doğrusu destekler yatırımcının ağzını sulandıracak nitelikte… Ancak büyük miktarlarda parayı bir yatırıma dönüştürecek olan girişimciler, gerçekleştireceği yatırım için yer seçerken, verilecek desteklerin orta ve uzun vadede getirisini inceden inceye hesaplayacaktır. Örnekle açıklayacak olursak, destekler nedeniyle üç yıl süreyle karlı sayılabilecek bir yatırım, daha sonraki süreçte nakliye masraflarının fazlalığı nedeniyle rantabl olmayacaksa bir yatırımcı devlet ağzına bir parmak bal çaldı diye bir yere yapmayı düşündüğü yatırımı başka bir yere taşımayı düşünmeyecektir. Ereğli açısından bu durumu aşmanın en mantıklı yolunun denizyolu taşımacılığından daha fazla yararlanmak olduğu apaçık görülebiliyor. Çözüm ise müracaat eden veya davet ettiğiniz yatırımcıyı en azından üç senenin ardından nakliye maliyetlerini azaltabileceğine ikna etmek olmalıdır. Yatırımlar birer birer yerlerini bulurken oturup bekleyenlerin değil, en az yatırımcının kendisi kadar girişken yöneticilere sahip olmanın avantajları da tartışılmaz herhalde… Ereğli örneğinde bu ve benzeri amaçlara ulaşmak için TSO’nun oluşturmaya çalıştığı bir platform var. “Ben değil Biz” diye başlatılan seferberliğin başarılı sayılmasının temel kriterlerinden biri, yatırımcıya devletin verdiği desteğin yanı sıra yerelde sağlanabilecek kolaylıkların da hayata geçirilmesi olacaktır. Ancak zaman artık değerli… Elimizi çabuk tutmamız da gerekiyor… Fırsatlar kaçtıktan sonra birbirimizi suçlamak veya dizimizi dövmenin yararı yok! 20.07.2009 10:45:08 Bu yazı 700 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 25 kişi online Toplam ziyaret : 87.570.963 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2267 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3473 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11461 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6655 kez okundu | ||
