|
| |||
OTURAN BOĞA’NIN İNTİKAMI
Kapalı alanlarda sigara tüketiminin yasaklanması uygulaması 19 Temmuz’da başlıyor. Uygulamanın ne kadar başarılı olacağına ilişkin şüpheler var. Diğer taraftan daha önceki benzeri deneyimler, başarısızlık olasılığını göz önünde bulundurarak olumlu girişimlerin önünün kesilmesinin gereksiz olduğuna işaret ediyor. Yaşları 30’un üzerinde olanlar eskiden şehirlerarası yolcu taşıyan otobüslerde sigara içmenin serbest olduğu günleri hatırlayacaktır. Kimsenin sigara içene karışmadığı o günlerde otobüs yolcuları güneşli bir öğle vakti bile adeta sisi ile ünlü Londra’nın sokaklarında gibi seyahat ederdi. Benim yaşadığım örneklerde, sigara içmediği halde, sırf yolculuk esnasında nasılsa bu dumanı soluyacağım diye yanında oturan yolcunun uzattığı sigarayı yakanlar vardı. Otobüs seferleri sigaraya en çok ihtiyaç duyulan zamanlar olarak düşünülürdü. Sonra otobüslerde sigara içilmesi aniden yasaklandı. Yasak ile birlikte öylesine hızlı bir dönüşüm oldu ki, tiryakiler bile ne olduğunu anlayamadı. O güne kadar kirli bir sarı olan şehirlerarası otobüslerin perde ve kırlentleri o günden sonra Ayşe ablanın çamaşır suyu ile yıkanmış gibi bembeyaz oldu. Ümidimiz bu yasağın da toplum tarafından aynı süratle kabullenilmesi… Bu tütün illetinin geçmişinin tarihin geneli düşünüldüğünde çok eski olmadığını bilenler vardır. Kolomb’un Amerika’yı keşfettiği 15. yüzyıl sonlarına kadar (tam tarih 1492) eski dünyada meretin adı bile duyulmamıştı. Yeni dünyaya ilk ayak basanlar yeni bir kıtaya ayak bastıklarından habersiz, Hindistan’ın balta girmemiş ormanlarında gezindikleri zannıyla gezerken, bölgede yaşayan, üzerlerine boyalar sürmüş vahşileri Hintli sanmışlar, hatta onlara “indian” adını bu yüzden vermişlerdi. Bu yabancı kültürün mensuplarının ağızlarında bir ağacın yapraklarını çiğnediklerini, bazen de bir çubuğun içine koyarak yaktıklarını ilk gören Avrupalılar bu kaşiflerdi. Uzunca bir süre ekonomik olarak sömürdükleri bu ülkelerden getirdikleri ikisi iyi, ikisi kötü dört şeyi eski dünyaya kazandırdılar. Önce iyisinden başlayalım… Dünyanın en yaygın gıdalarından sayılan patates ve yılbaşı akşamlarının geleneksel yemeğini oluşturan hindiyi, Kızılderili reisi Oturan Boğa’nın ilk kez gördüğü beyazlara “Hoş geldin” hediyesi olarak algılamak gerek… Tütün ve frengi hastalığı ise geldiklerinden sonra her şeye kendilerinmiş gibi el koymaya çalışan soluk benizlilerden bu bilge reisin intikamı olsa gerek. Kimi zaman bu zehirin etkisini sınırlayabilmek için her gün bir yerde sigara içmek yasaklanacağına üretimi durdurup fabrikaları kapatsalar daha kestirme bir yol olmaz mıydı diye düşünmeden edemiyorum. O zaman Oturan Boğa ile barış çubuğuna ihtiyaç duymaksızın kucaklaşmanın yollarını aramak mümkün olabilirdi. 17.07.2009 11:37:40 Bu yazı 796 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 27 kişi online Toplam ziyaret : 87.570.965 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2267 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3473 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11461 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6655 kez okundu | ||
