(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

KUTUP AYISI


Haftalardır ensemizde boza pişiren bir koşuşturmaca ve bunaltıcı sıcakların ardından nihayet yağan yağmur, endişelerimizi kısa süreliğine de olsa yıkayıp pir ü pak etti.
   Uzun zamandır yürürken terleyen, dururken terleyen, uyurken terleyen bizler, kış ve ilkbaharda yağışların beklenenden fazla olmasından ötürü geçtiğimiz senenin küresel ısınmaya ilişkin polemiklerini sandığın dibine kaldırmıştık.
   Pazar akşamüzeri başlayıp pazartesi öğleye kadar süren yağmurun birkaç gün daha devam etmesi durumunda, kutuplarda eriyen buzulların yaşam alanlarını giderek dayattığı kutup ayıları ile ilgili kaygılarımız gelecek seneye ertelenecek.
   İnsanoğlu böyle bir varlıktır…
   Her şeyin tasasını sorunlar işaret verirken güderiz. İşler yolunda olduğunda yarın ne olup olmayacağı konusunda bırakın eylem planlamayı, fikir dahi yürütmeyiz.
   Madem ki konuya böyle girdik, gelin dünyayı gelecekte su ve gıda konusunda nasıl bir handikabın beklediğine ilişkin akıl yürütelim…
   Ekonomide temel bir kural vardır. Ne kadar çok olursa olsun tüm kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar ise sınırsızdır. Klimatoloji ve ekonominin ne bağlantısı var demeyin. Önümüzdeki elli yıl içinde birbiri ile bu kadar bağlantılı iki bilim dalı bulmanın güç olacağı kanaatindeyim.
   Dünyadaki içilebilir su toplamı, genel toplamın mikroskobik bir bölümü… Yerleşim bölgelerinin deyim yerindeyse kanserli urlar gibi sulak alanlara doğru yayılması ile bu mikroskobik bölüm de giderek azalıyor.
   Diğer taraftan apaçık bir şekilde artan nüfusla birlikte dünyanın içilebilir suya olan talebi de artıyor.
   Her iki taraftan sıkıştıran olumsuz sürecin sonucunda ortaya su krizinin, belki de buna bağlı sonu silahlı çatışmaya varabilecek gerginliklerin çıkmasından doğal ne olabilir?
   Gıda konusunda da benzer bir durum var. Dünyada doyurulması gereken boğaz sayısında artış var ama tarım alanları değişik nedenlerden dolayı giderek azalıyor. Üstelik azalan tarım alanlarında yaşayanlar da, sanayileşmenin etkisi ile tarımsal üretim tarzından giderek uzaklaşıyor.
   Oysa şu anda öyle gözükmese bile gelecekte zenginliğin esas kaynağı enerji veya sanayiden önce tarım olacak.
   Tarım teknolojisinin yaygınlaşması ile daha dar alanda büyük üretim artışları yaşanmasına olanak veren uygulamaların yarattığı rahatlığın da sonuna yaklaştık. Artık yüksek üretimi mümkün kılan yöntemler de dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılama noktasında yetersiz kalıyor.
   Enerji ile ilgili de aynı sıkıntı var ama su ve gıda konusundaki muhtemel tehlike daha büyük aciliyet arz ediyor.
   Sonuçta otomobiliniz olmazsa beş saatte gideceğiniz yolu bir ayda alırsınız. Ama yiyecek bir şey bulamazsanız en fazla bir buçuk ay, susuz kalırsanız iki-üç gün yaşayabilirsiniz.
   Yağmur küremizin geleceği ile ilgili endişelerimizi yıkamış olabilir ama gerçekler eriyerek ana buzuldan kopan buz kütlesinin üstündeki kutup ayısı gibi, oralarda, taa uzaklarda bir yerlerde işini yürütmeye devam ediyor.
   Günlük çekişmelerimiz ve meşguliyetlerimiz ne olursa olsun, aklımızın bir yerinde ihtiyar dünyamızın geleceğini de düşünmemiz gerekiyor.

14.07.2009 11:19:53

Bu yazı 820 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 18 kişi online
Toplam ziyaret : 87.570.999

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2267 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3473 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6655 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri