|
| |||
KADI FESTİVALİ NASIL YORUMLADI?
Bu yılki festivali nasıl bulduğunu soran bir arkadaşıma, en fazla Ereğli’nin sosyal etkinliklere açlığının beni etkilediğini söyleyerek karşılık verdim.Mensubu bulunduğum gazetenin genel yayın yönetmeni, internet sitesinde benim üstümdeki sütunda yazan, gazetede karşı sayfayı mekân tutan Fikri Kapan, beni imza günleri, söyleşiler ve seminerler gibi etkinliklere uygun bulunca, gündüz saatlerim bir biri ardınca dünyanın her tarafında elit etkinlikler sayılan olayların içinde geçmeye başladı. Şehrin en uzak köşelerinde düzenlenen etkinliklerde bile duyarlı bir insan topluluğunun, dünyanın her yerinde bu tip etkinliklerde izleyici bulma zorluğu çekildiğini bilen konuşmacıların yüzünü ağarttığına tanık oldum. Ataol Behramoğlu, Cehennemağzı Mağarasındaki dinletisinde memnuniyetini anlatmak için Avrupa’da popüler kültür etkinlikleri dışındaki üst düzey etkinliklerde üç beş kişiyi zor bulursunuz. Siz bakmayın Sarkozy ve Merkel’in söylediklerine, gerçek Avrupa burasıdır” diyecek kadar ileri gitti. İzleyicisi nispi olarak az sayabileceğimiz -aslında onun dinleyicisi de konusuna göre kesinlikle az değildi, Ereğli ve dışından çok sayıda seçkin insan dinleyici sıralarındaydı- konuşmacılardan (vasıfları kadar sıfatları da uzun olan büyüklerimizden) Talat Sait Halman, “Ereğli’de yaşamış olma ayrıcalığına erişmesine ramak kaldığını” söyledi. Hiç kuşkusuz dinleyicilerinin ilgisine mazhar olmanın verdiği mutluluk dolayısıyla bize bir kompliman yapmış oldu. Sunay Akın, üniversite yıllarından sonra ilk kez girdiği mağarada, düşlerin dünyayı nasıl yeniden yarattığını yüzlerce kişinin karşısında anlattı. Ümit Zileli’nin, imza gününde kuyruğa giren insanlar gördüm. Gördüklerim, Ereğli Halkı arasında sosyal ve kültürel etkinliklere katılma arzusu taşıyan çok sayıda insan olduğunu gösterdi bana… Ereğli hiç kuşkusuz gerek örgün eğitim kurumlarında alınan eğitimden, gerek yeni ufuklara yelken açma arzusu içindeki okurlardan yana ülkenin geri kalan bölümüne göre çok ileri durumda… Şöyle bir bakınca kendisini Ataol Behramoğlu’nun şiirindeki gibi “Zalimin elinde tutsak, cahile kurban olan”lar arasında hissedenler olabilir. Hırslı siyasilerin kişisel çıkarlarını bütünün yararından önde tuttuğu gibi bir fikre kapılmış olabilirsiniz. Nostaljinin sizi ele geçirdiği zamanlarda dünün bugünden iyi olduğuna inanıyor, yarın hakkında daha da kötü beklentiler içinde bile olabilirsiniz Ancak yukarıda anlattığım etkinliklerde gördüğüm izleyiciler arasındaki insanların içinde bulunduğu bir toplumun geleceğine ilişkin kuşku duymaya, karamsarlığa kapılmaya gerek yok diye düşünüyorum. Tarkan’ın şovu, Hadise’nin dekoltesi diyenlere de saygı duyarım, kedisi, köpeği, ip cambazı, halk oyunları, türküler diyene de… Hiç kuşkusuz bunlar olmasa festival de olmazdı. Hani ulusal gazetelerin bazılarında köşe yazarları için “köşe kadısı” tabirini kullananlar var ya! Bu kadı da festivali böyle yorumladı… 7.07.2009 10:15:55 Bu yazı 705 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 21 kişi online Toplam ziyaret : 87.570.982 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2267 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3473 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11461 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6655 kez okundu | ||
