|
| |||
ÇAĞDAŞ ZAMANA GÖÇ
Geçen hafta Hakimiyet’te il nüfusunun artmasına karşın köylerin nüfusundaki dramatik azalmaya işaret eden “Köyler Boşalıyor” adında bir haber yayınlandı. Tamamen resmi kurumların derlediği bilgilere dayanılarak yazılan bu haber, çok boyutlu bir soruna parmak basan bir nitelik taşıyor.Barrington Moore, yazılan en iyi ekonomi tarihi kitapları arasında sayılan “Demokrasi ve Diktatörlüğün Toplumsal Kökenleri” adlı çalışmasında, kalkınma modellerinin demokrasi de olsa, devletçi de olsa sonuçta köylülüğün ortadan kalkması ile sonuçlandığını anlatır. John Berger “Bir Zamanlar Avrupa’da” adlı hikâye kitabında köylülüğün ortadan kalkma sürecinde ortaya çıkan kültür çatışması ve acıları anlatır. Popüler kültür tarihimizde yoğun olarak kentsel yaşama katılan Anadolu köylülerinin tüketim toplumunun nesnesi haline gelmesi sürecinde, kötü niyetli eleştirmenlerin “arabesk kültür” diye adlandırdıkları alt kültür olgusunun geliştiği kabul gören bir görüş haline gelmiştir. İnsanlar doğal güzellikleri övgüler düzer, kentsel yaşamın sıkıntılarından sürekli şikayet ederken neden kentlere göç eder? Cevap olarak daha iyi bir hayat ve çalışma ortamı, çocukların daha rahat eğitim görebilmesi, iletişim araçlarının etkisi, köy yaşamında bulunamayan olanaklara ulaşma arzusu sayılabilir. Ereğli açısından köylerin boşalmasının birinci anlamı ilçe merkezinin genişleme alanlarında veya bitişiğinde bulunan alanlarda, hayal kırıklığı ile yetişmesi olasılığı yüksek, bir gençliğin ortaya çıkması şeklinde olacak. İlçe bürokrasisi ve belediyenin imar düzenlemelerine direnme eğilimi yüksek bir kesimi kent yaşamına entegre etmek, merkez ve hinterlandı arasındaki kültürel çatışmaların olumsuz etkilerinden korunmak için ayrı bir mücadele ortaya koyması gerekecek. Bu süreçte başarılı olunamazsa artan suç işleme oranlarının kent merkezinde tuzu kuru sayılan kesimi de etkilemesi kaçınılmaz görünüyor. Köylerin boşalması Türkiye gibi emek yoğun tarım ürünlerinin üretiminin yaygın olduğu ülkelerde tarımsal üretimin düşmesi anlamına da geliyor. Bazı yöresel gıdaların üretimi muhtemelen oldukça sınırlı hale gelecek. Bu süreçte gıda açısından başka illere veya yurt dışına bağımlılık yaratan bir sonuca varılmaması için ayrı bir gayret sarf etmek gerekecek. Merhum Bülent Ecevit’in köy enstitüleri modelinin başarısından ilham alarak ürettiği ve hayatının son dönemine kadar savunduğu “Köy Kent Projesi”nin daha pratik versiyonları üretilemezse önümüzdeki elli yıl içinde dünyayı etkisi altına alacağı ve bir kez ortaya çıktığında finans ve reel sektörlerdeki diğer tüm krizleri gölgede bırakacağı iddia edilen krizde, toplumumuzun dokusunda ekonomik sıkıntılara süspansiyon görevi yapan akrabalık ilişkilerinin de hasar göreceğini düşünmek herhalde yerine olacaktır. Ereğli'de hayal edilen 250 binlik bir şehir merkezi düşüncesi sadece önemli yatırımlar ve istihdam olanaklarının değil, kırsal kesimde yaşayan vatandaşların acıları üzerine de kurulacak. 30.06.2009 10:36:43 Bu yazı 659 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 27 kişi online Toplam ziyaret : 87.570.965 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2267 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3473 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11461 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6655 kez okundu | ||
