(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

...FINDIĞI BİLE YOK


Bugün günlerden hangi gün, ayın bilmem kaçı?..
   Umurumda değil be sırdaşım!…
   4 mevsimi yaşayan memleketimde, mevsimlerden hangi mevsim?
   Sene kaç, yüzyıl hangi yüzyıl?
   Sağımız ne taraftı, solumuz ne yanda?
   Nereye doğru istikametim?
   Umurumda değil be sırdaşım!...
   Üzerinde en güzel duyguların karta iliştirildiği ve yeni gönderdiğin bir buket çiçeğin üzerine oturdum yanlışlıkla!…
   O güzelim çiçekler kır çiçekleri misali ezildi altımda. Zaten piskosun üzerinde duran vazoyu da geçen ay kırmıştım!
   Ben bu çiçekleri şimdi nasıl çöpe atarım?!
   Üzerlerinde küçük küçük notların asılı olduğu lila renkli duvarın boyanma zamanı bile gelmiş.
   Çiçekleri ters çevirip kuruttuktan sonra bir sorun yokta!? “Çiçekleri vazoya koydun mu?” dediğinde ben şimdi sana nasıl cevap veririm?
   Tabi ki duvarı Lila ya yeninden boyarız da, keşke tüm dertler bununla sınırlı kalsa sırdaşım.
   İçin için burnumu çekerek göz yaşlarıma hakim olamayan o vatandaşın görüntüsü gitmiyor bir türlü gözümden…
   İki gözü birden şişmiş ağlamaktan.
   Yine kış kömür telaşında, mazisini bir dinlesen kanın donar.
   Fındığı bile yok fiyatı düşük deyip isyan etsin!!!
   Kendine göre çocuk aklıyla anlatıyor.
   Durum sadece bunlardan ibaret değil sırdaşım!
   Hayat her şeye rağmen hızla devam ediyor.
   Ama bunun onun farkında hiç ama hiç değil?
   Bilmez o, günlerden hangi gün, ayın bilmem kaçı?
   Bir kışı biliyor soğuğun çilesini çektiği için, diğer mevsimler kolu komşunun yardımıyla bir şekilde nasıl olsa geçiyor!
   Bizim suyun başındakilerde hokur hokur suyun tamamını kendisi içiyor.
   Ne bu gözü ağlamaklı vatandaştan haberleri, nede oldukları tepeden aşağıya bakma niyetleri var. Bunlar bir taraflara her zaman bir şeyler istifleme telaşındayken, bizim bu garip dünyadan kesmiş bağlantısını yaşama mücadelesi veriyor.
   Tabi bilmez, umurunda değil be sırdaşım!!!
   Sene kaç, yüzyıl hangi yüzyıl?!
   
   

18.12.2006

Bu yazı 832 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (2)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )

18.12.2006
vuslat diyor ki;

amerikalı bir bilim adamı 1950 yılında bir mektup yazmış.bu mektupta bir kaç ülkenin iyi ve kötü taraflarını eleştirmiş.ve biz türkler için demiş ki: siz türkler çok yardımseversiniz.hiç tanımadığınız biri yolda arabası ile kalsa deposonun benzinini bile karşılıksız dolduruverirsiniz.ama ne yazık ki kendi içinizde kollektif değilsiniz.evet bizler nedense şahsi çıkarlarımıza peşine düşmüş hep bana misali sağa sola bakamyarak gidiyoruz bakalım.üstüne üstelik te iyi kötü rızık geçimi için iş yapanların hakkında da destek vereceğimiz yarde maalesef olumsuz eleştirilerle dedikodu yapmaktan başka becerimiz olmuyor ne yazık ki!
18.12.2006
Sezgin Çamcı diyor ki;

Herşey keşke sadece yazılanlardan ibaret olsa. Görmediğimiz bilmediğimiz o kadar çok şey var ki

Şu anda 21 kişi online
Toplam ziyaret : 87.772.157

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
4311 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
5470 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
8540 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri