|
| |||
AMAN GÖZDEN KAÇMASIN
Türkiye’nin sanayide önde gelen kuruluşlarının yer aldığı bir ilçede yaşamak, diğer faaliyet alanlarını iyice gözden kaçırmamıza yol açabiliyor.Bunların başında hiç kuşkusuz tarım geliyor. Yirmi yıl kadar önce, gençliğimin tüm iyimserliğiyle, toprağın besleyebileceğinden fazla nüfusun köylerden göç etmek zorunda kalacağını, kalanların da tarımsal üretim yaparak geçimini sağlayabileceğini düşünmüştüm. Zaman içinde düşüncemin yanlış çıktığını üzülerek fark ettim. Ereğli gibi kamu sektörü gelişmiş bir bölgede verilen göçlerden sonra geride kalanların tarımla uğraşacağını düşünmekle yanılmışım. Düzlükleri az olsa da, oldukça verimli olan topraklar, bir yandan miras yolu ile bölünme, diğer yandan üretim tekniklerinin yetersizliği nedeniyle ya atıl kaldı, ya da başka bir emek yoğun ürün olan fındık tarlalarına dönüştü.. İlçede tarım adeta bir çıkmazdan diğerine sürüklendi. İlçe Tarım Müdürlüğünün tarımsal üretim yapanlara yönelik devletin verdiği hibe desteği hakkında bilgilendirme toplantısını izlerken bunları düşündüm. Bakanlık, küçük ölçekli tarımsal işletmelerde kullanılabilecek envai çeşit makine ve ekipmanın bedelinin yarısını ödemeyi teklif ediyor. Yararlanmak isteyenlere yardıma istekli bir ilçe tarım müdürlüğü de var. Yetersiz olan tek şey tarım ve hayvancılık yapmak isteyen çiftçiler gibi görünüyor. Peki devlet neden böyle şeylere girişiyor? Hayatı sürdürmek söz konusu olduğunda daha önemli olan şey akşam ne yiyeceğimizdir. Dünyayı yakın gelecekte artan nüfus ve azalan tarım alanlarına paralel olarak büyük bir gıda sıkıntısı bekliyor. Hiçbir gelişmiş toplum sanayisini geliştirirken tarımsal faaliyetlerini ihmal etme hatasına düşmemiştir sanıyorum. Gıda sektörü de artık çok uluslu şirketler aracılığıyla, modern tekniklerle icra ediliyor. Teknolojinin getirdiklerinin yanı sıra ürünün “doğallığı” da piyasada yer bulmasını kolaylaştırıyor. Ağır sanayi teknolojileri ile bir hayli haşır neşir olan Ereğli’ye tarım ve hayvancılık alanlarında birkaç istisna dışında teknolojinin ve modern işletme tekniklerinin uğramadığı ilk bakışta görülebiliyor. Tarım sektörü olmayan girişimcilerini beklerken, devlet sektörünün girişimci ruhuna fatiha okuttuğu Ereğli toplumu, yaşadığımız ekonomik kriz ortamında yan sanayi mamulleri üreten bir işyerinde asgari ücretle çalışabilme ayrıcalığı peşindeki insanlarla kaynıyor. Yine de sanayi ürünlerini yiyerek yaşamamız mümkün olamayacağına göre, tarıma çok geç olmadan dikkatimizi ve zaten kıt olan girişimci potansiyelimizi tarıma da yöneltmemiz gerek. Tarımın babalarımız ve dedelerimizin uğraştığı şey olmadığını anlamamakta direndiğimiz sürece bu da zor görünüyor! 8.04.2009 09:17:39 Bu yazı 782 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
08.04.2009
Heraklean diyor ki;Hükümetin esasında bölünmüş arazileri birleştirmek isteyenlere destek programları da açıklaması gerekiyor. Başka türlü verilen destekler yetersiz kalmaya mahkumdur. Arazi bütünleştirmek isteyenlere makine ve ekipman desteği, uzun vadeli ucuz kredi gibi metodların uygulanabileceğini sanıyorum. |
Şu anda 16 kişi online Toplam ziyaret : 87.572.513 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2290 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3496 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11484 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6678 kez okundu | ||
