|
| |||
SON AĞAÇ KURUMADAN
Doğa ile sürdürülebilir bir ilişkiyi kurmaksızın sanayileşmek, çocuklarımızın geleceğinden çalmaktan farksız bir şey.Su kullanımı ile ilgili temel prensiplere ilişkin bir yazıda, zaman içinde suyun paylaşımının insan hakları kavramında bile radikal değişiklikler yapılmasına yol açabileceğini okumuştum. Benzer bir yaklaşımın doğanın korunması, dolayısıyla torunlarımıza soluyabilecekleri oksijen bırakmak ile ilgili olmaması için bir neden göremiyorum. Köseağzı’na yapılacak termik santral konusunda tepkilerin yoğunlaştığı bir ortamda, ilçemizin yeşil alanları ve sanayi kenti kimliği arasındaki çelişkiyi bir kez daha gözden geçirmekte fayda var. Sanayiden, örneğin ERDEMİR gibi devasa bir işletmeden, ilçenin geleceğinden taviz vermeden vazgeçmek mümkün değil. Ama çevresel etki açısından ilçe merkezine neye mal olduğunu görmek gerekiyor. Eğer Ereğli’de bir ERDEMİR daha olsa bu kez de çocuklarımızın geleceğinden taviz vermemiz gerekecek. Köseağzı santralinin kurulması sürecinde, Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği kapsamında Kandilli’de bir toplantı yapıldı. Hem çiçeği burnunda, hem de kıdemli Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın da protestocular arasında olduğu toplantıda hakim olan hava, Ereğlililerin bu santrali istemediğini kesin bir şekilde ortaya koydu. Daha önce benzerlerine katılma imkanı bulduğum toplantıların hiç birinde halkın bölgelerine yapılması düşünülen tesislerin kurulmasına sıcak baktığını görmedim. Yine de bazıları bir şekilde kurulmayı başardı. Bu durum, halkın tepkisini koymasının yanı sıra, soğukkanlı değerlendirmelerle yapılacak girişimlerin önemini de gösteriyor. Diyelim ki bu termik santralin kurulmasını önledik. Daha sonra gerçekleşecek girişimlerin karşısında aynı gücü bulabilecek miyiz? Sürekli toplanarak bağırıp çağırmaktansa bu işin kesin bir çözümünü bulmak zorundayız. Sokaklarda, bazı etkinliklerde duruma öfkemizi belirtmenin yanı sıra, bu tip işlerin prosesini de göz önünde bulundurmak, hukuk yolu ile doğayı korumanın yolunu aramalıyız. Köseağzı Termik Santrali ile ilgili mahkemece alınacak bir emsal karar, diğer denemelerin önüne geçmek için önemli bir atlama tahtası olacaktır. Türkiye’nin en önemli yeşil örtülerinden birini taşıyan Batı Karadeniz Bölgesinde, sanayileşme ve gelişmenin sürdürülebilir olmasını kurallara bağlamak durumundayız. Kredi kartı ile kazandığından fazla harcayanların para akışını gerçekleştiremez hale düştüğü duruma düşmememiz gerekiyor. İlçeye gelecek sanayi kuruluşlarının doğa ile etkileşimini araştıracak bağımsız kurumlar oluşturmalı, sanayileşmeyi kesin kurallar çerçevesinde gerçekleştirmeliyiz. Üstelik bunu Kızılderili reisinin “Son ağaç kuruduğunda, son balık öldüğünde paranın yenmeyeceğini anlayacaksınız” uyarısının işaret ettiği noktaya gelmeden önce yapmalıyız. 6.04.2009 11:19:56 Bu yazı 772 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
06.04.2009
DÜZCELİ diyor ki;TEBRİKLER HÜSEYİN BEY YAZILARINIZ İLE GAZETEYE BİR HAREKET KAZANDIRDINIZ DOĞA VE EKOLOJİK DENGE AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR ADIM ATTINIZ BU YAZI İLE UMARIM OKUYANLAR BİRAZ DAHA DUYARLI OLURLAR |
Şu anda 15 kişi online Toplam ziyaret : 87.572.538 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2290 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3496 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11484 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6678 kez okundu | ||
