|
| |||
İKİ NOKTA
Önümüzdeki aylarda iki konuda geldiğimiz yol ayrımında, izleyeceğimiz tutumları şimdiden belirlememiz gerektiğini görülüyor.Özelleştirme denilen bela, tarihi boyunca kamu kesiminin ağırlığını en fazla hissettirdiği illerden biri olan Zonguldak’ı terk etmemeye kararlı gibi görünüyor. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun en önemli müşterilerinden olan Çatalağzı Termik Santrali için özelleştirme çanları çalmaya başladı bile… Merhum Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı, Yıldırım Akbulut’un başbakan olduğu günlerden bu yana yaklaşık 20 yıl geçti. Özal madencilerin büyük yürüyüşünde kendisine yönelik olumsuz tezahüratlar yapan maden işçisine, “zaten zarar ediyorsunuz, özelleştiririm ha” diyerek aba altından sopa gösterirdi. Belki de ülkenin en örgütlü güçlerinden biri olan Genel Maden İşçileri Sendikası üyesi maden işçisi direnişinde bir hükümeti indirebilecek kadar kararlı olduğunu “Büyük Madenci Yürüyüşü”nde gösterince özelleştirme çabaları rafa kaldırıldı. Ancak bu özelleştirme şeytanı bir türlü Zonguldak ve Zonguldaklının yakasını bırakmadı. Çatalağzı Termik Santrali’nin özelleştirilmesine karşı lobi oluşturmaya çalışan yerel aktörler, umuyoruz daha önceki deneyimlerin benzerini –Erdemir örneğini hatırlayın- yaşamaz da, TTK’nın varlık sebeplerinin birinin –Kurum ürettiği kömürün büyük bölümünü ÇATES’e veriyor- ortadan kalkması engellenir. Çünkü özelleştirme sadece bir şirketin el değiştirmesi anlamını taşımıyor. Aynı zamanda sosyal devletin tabutuna çivi çakma gibi bir özelliği de var. Türkiye’de kapsamlı özelleştirmeler ve taşeronlaştırmaların sendikalı çalışan sayısında yarattığı trajik azalmaya dikkat edin. Gelinen noktada, bir zamanlar devletin kendi çalışanına “iş güvencesi” verdiği bile güçlükle hatırlanır hale geldi. Özelleştirmelerin Zonguldak’a zarar verdiği gerçeğinin bilincinde olarak yeni özelleştirme girişiminin karşısında olmak zorundayız. Bu bir… *** Dünkü Hakimiyet’in manşetine taşınan haberde, tersanelerden ayrılan işçilerin uzun süreli işsizliğinin yarattığı umutsuzluk konu ediliyordu. Habere konu olan iki işçinin ağzından, daha önce aldıkları ücretin yarısından azına razı oldukları, buna rağmen iş bulamadıkları ifade edilmişti. Ereğli önemli bir sosyal sorunun eşiğinde olduğunu artık kabul etmeyen kalmadı gibi… Şöyle düşünün, Gülüç Tersaneler Bölgesindeki işyerlerinde kaynakçılık, montajcılık gibi işlerde uzmanlaşmış 5 bin kişi çalışıyordu. Bunların büyük bölümü şu anda işsiz… İşsizlerin büyük bölümü metal işleri dışında herhangi bir iş yapamaz durumda… Tersanelerde veya ERDEMİR’de önceki dönemlerde faaliyet gösteren taşeronlarda çalışma imkanları yok. Göç etme şansları az. Çünkü bu sektörde kısa vadede ülke genelinde de işgücü ihtiyacının sınırlı olacağı anlaşılıyor. Sektörün ihtiyaç fazlası işgücünün başka sektörlere yönlendirilmesi gerekiyor. Belki de Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu’nun artık bu insanlara ihtiyaç duyulabilecek diğer mesleklerden edindirmek için bir program hazırlaması yararlı olabilir diye düşünüyorum. Bu da iki… 2.04.2010 16:12:02 Bu yazı 803 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 39 kişi online Toplam ziyaret : 87.564.147 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2201 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3408 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11400 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6593 kez okundu | ||
