(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

ÇUVALDIZ


“12 Eylül Anayasası” veya “Darbe Anayasası” olarak bilinen 1982 Anayasası’nın, üzerinde konsensüs sağlanan tek özelliğinin, “mutlaka değiştirilmesi gerektiği” olmasına rağmen, 28 yıl boyunca bir iki revizyon dışında değiştirilememiş olmasını açıklamak zor değil mi?
   Aslında bu anayasaya “Darbe Anayasası” demek biraz haksızlık oluyor… Çünkü 64 yıllık demokratik yaşamımızda Anayasa çalışmalarının tamamı askeri rejimlerin vesayeti altında tamamlandı.
   Ülkeyi oluşturan sosyal ve etnik grupların kimlikleri ile birlikte var oluşunun hala sağlanamamış olmasının, toplumun tamamını kucaklayacak demokratik bir anayasa arayışını meşru kıldığını -egemen sınıfı tanımlamak için kullanılan tabir- “Beyaz Türkler”in belirlediği kuralların değişmesi gerektiğini artık kabul etmemiz gerek.
   “Beyaz Türkler” derken, belli bir etnik grubu değil, Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşundan bu yana iktidarı elinde bulunan WASP (White Anglo Saxon Person)’un yerel versiyonu olan, her koşulda idari gücü elinde bulunduran bir seçkin zümresini ve bu zümrenin iktidarını meşru kılan toplum kesimlerini kast ediyorum.
   Gerçekten de devletin bu kesim dışında kalan toplumsal gruplarla arasında kuruluşundan bu yana sorunlar yaşıyoruz. Laik-Antilaik, Türk-Kürt, Sağ-Sol, Alevi –Sünni, belki de devletin vesayeti altındaki kesimlerle, nispeten liberal anlayıştakilerin çatışmasını biraz kazırsanız, altından bu seçkinci kesimin iktidarını koruma çabasının çıktığını gözlemleyebilirsiniz.
   Gerçekten demokratik bir toplum olacaksak, toplumun tüm kesimlerini eşit şekilde kucaklayan bir anayasanın yanı sıra, toplumsal dokumuzda buna paralel bir zihniyet değişikliğinin de gerekli olduğu apaçık ortada…
   ***
   Diyeceksiniz ki, bu topraklar üzerinde 72 milletin insanları barış, huzur ve kardeşlik duyguları içinde yaşadı.
   Resmi bakış açısı ile şu veya bu şekilde çatışan etnik gruplarla barış içinde bulunmayı gayri ahlaki gören bakış açımızdan bu yeterince doğru görünüyor. Ancak çoğu kez kazın ayağının öyle olmadığını da gözlemleyebilirsiniz.
   Hadi size en yakından bir örnek vereyim..
   Hakimiyet’te yayınlanan haberde, Ereğli’de yaşayan Roman vatandaşlar, eşit koşullarda iş olanakları için kaymakamlığa dilekçe verdi.
   Roman vatandaşları toplumun en uysal kesimidir desek yeri var. Bizim gibi onlar da oy kullanır, askerliğini yapar, kısaca kendilerine yüklenen yükü aynı bizim taşıdığımız gibi taşırlar.
   Bu vatandaşlar aslında hukuk karşısında bizden daha kötü durumda olduğunu da iddia edemez. Romanlar Türkiye’de bir azınlık değil. Birçoğu Müslüman ve Türkçe’den başka dil de bilmiyor. Yine de toplumun nazarında geri kalanlarla eşit ilişki içine girme olanağından yoksunlar.
   Bir düşünün, ne gibi bir hukuki düzenleme yapılmalı ki Romanlar toplumun diğer kesimleri ile eşit duruma gelsin? Çoğu kişi bu soruya “bir etnik gruba özel düzenleme olur mu?” diyecektir. Kendilerine sonuna kadar hak veririm.
   Öte yandan diğer toplum kesimleri Romanları yok sayma eğilimindedir. Bir iş için başvursalar, en son tercih olurlar. Çoğu kişi kendi çocuklarının Roman ailelerin çocukları ile arkadaşlık etmesine sıcak bakmaz. Hatta yaşadıkları mahallelerde en yakın “Beyaz Türk” komşuları tarafından dışlanırlar.
   Demek ki asıl çözüm, hukuki düzenlemeden önce, toplumun zihninde ağlarını atan örümcekleri kovalamaktan, çocuklarımıza tüm insanların özgür ve eşit olduğunu anlatabilmekten geçiyor.
   Belki de biraz kendinizi yoklarsanız, yukarıda anlattıklarımın sadece Romanların sorunu olmadığını kabul etmek gerektiğini teslim edebilirsiniz.

24.03.2010 09:27:35

Bu yazı 809 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 19 kişi online
Toplam ziyaret : 87.565.628

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2217 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3422 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6607 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri