|
| |||
BELLUM OMNİUM CANTRA OMNES
Ereğli TSO’nun düzenlediği, kurulması düşünülen hastanenin yeri konusunda iki zıt fikrin çarpıştığı toplantıyı gazeteci sıfatımla izledim.Siz bakmayın Fikri Kapan’ın toplantının ardından yorum yaparken sinirli olduğumu söylediğine! Konuya müdahil olmamın istenmediği yerlerde alınan kararlar benim sinir sistemime öyle önemli bir baskı yapmaz. Öte yandan böyle kalabalık toplantılarda belli bir tezi savunanların sinirlerine hakim olamamaları belki de eşyanın tabiatındandır. Thomas Hobbes “Homo homini lupus, bellum omnium cantra omnes- İnsan insanın kurdudur, herkes birbiriyle savaşa yatkındır-” derken adeta Ereğli örneğini, özelde toplantıda Başkan Posbıyık’ın konuşmasından sonra ortamda oluşan havayı tasvir ediyor olsa gerek. O zamana kadar halim selim bir müsamere havası ve olgunluğunda yürüyen toplantı, ilk cümlesinden itibaren beğenmediği görüş sahiplerini suçlayan, hatta aşağılayan Başkan, toplantının şirazeden çıkmasına yol açtı. Bu yüzden, belli bir sonuca dayanamayan toplantının ardından kapalı kapılar ardında daha küçük katılımla gerçekleştirilen toplantıda hastanenin yerinin Kaynarca konutlarının yanındaki arazi olması konusunda uzlaşmaya varıldığı haberini kuşkuyla karşıladım. Nitekim TSO Yönetim kurulu’nun dün yaptığı açıklamada belli bir uzlaşmaya varıldığına dair herhangi bir ifade yok. Bu açıklamada dahi gelinen noktada TSO Yönetim Kurulu’nun da umutlu olmadığını şu cümlelerden anlıyorum: “Yapılan toplantıda Ereğli’nin geleceğini düşünerek ortaya çıkan ortak görüş yönünde ilgililerin ve sorumluların fedakârlık ve özveride bulunarak gereğini yapacaklarına olan inancımız ve güvenimiz tamdır.” Yani diyorlar ki, “meselede fedakarlık istenecek bir noktaya gelindi. Hala böyle bir sonuca varılamadı. İnşallah varılır.” Peki Latincesini yukarıda yazdığım cümledeki ortamda bu nasıl gerçekleşecek bilemiyorum. *** Daha önceki yazılarımda anlattığım bazı örnekleri yeniden vermek istiyorum. Bursa’da yabancı bir otomotiv fabrikası kurulacaktı. Bataklık bir araziyi bu fabrika için tahsis etmek istendiğinde “memleketin topraklarını gavura peşkeş çekiyorlar” yaygarası çıkınca, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Böyle bir yatırım için Çankaya Köşkü’nün bahçesini bile tahsis ederim” diyerek tartışmaya noktayı koymuştu. Yeni kurulan üniversitelerden olan Düzce Üniversitesi ilçelerde yapılanacağını açıkladığında, ilk yüksekokulun kendi ilçelerine kurulmasını isteyen belediye başkanları birbiriyle yarışa tutuştu. Hatta o kadar ileri gittiler ki Kaynaşlı Belediye Başkanı Eftal Altundal ve Cumayeri Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, ilçelerine yüksekokul kazanmak için belediye binalarını Düzce Üniversitesi’ne tahsis etti. Düzce Üniversitesi’nin ilçelerde yapılanma çabasının birinci senesinde ilçelerdeki yüksekokullar öğrenci almaya başladı. *** Bizim sorumuz (daha çok bu konuda elinde yetki ve sorumluluk bulunan ekabirin kendisine sorması gereken) ise şu: “400 Yataklı modern devlet hastanesi yatırımını ne kadar istiyoruz?” 17.03.2010 11:03:32 Bu yazı 828 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 20 kişi online Toplam ziyaret : 87.565.630 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2217 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3422 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11414 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6607 kez okundu | ||
