(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

BİR HAFTA, İKİ OLAY


Kimi zaman öyle olaylar olur ki insan olduğumuzu yeni baştan hatırlarız. Bunlar öyle olaylardır ki, insanları “orada olanlar” ve “olmayanlar” diye tasnif etsek, orada olmayanları talihsiz olmakla nitelesek yeri vardır.
   Normalde nadiren başımıza gelen böyle olaylardan ikisi, nasıl denk geldiyse geçtiğimiz bir haftanın içine sıkışıverdi. Bu iki olaya tema koymam gerekse birincide “fedakarlık” ikincisinde ise “kararlılık” ön plana çıkar.
   İnsan olduğumuzu yeniden anımsamamıza vesile olan olaylardan birincisi Turgut Kaçmaz’ın verdiği, “Atatürk, Babam ve Çanakkale” konulu konferans idi.
   Ereğli’de yaşayanların önemli bölümünün bildiği gibi dünyanın en yaşlı ve son Çanakkale Gazisi olan Hüseyin Kaçmaz’ın oğlu olan Turgut Kaçmaz’ın titreyen sesiyle başladığı konferans, bugünün üzerinde kurulduğu acıların büyüklüğünü, Çanakkale Savaşı’nın yapıldığı alanın üzerinde helikopterle geziyormuşçasına gözlerimizin önüne serdi.
   Konferansı izleyen TSO yönetim kurulu üyeleri ve diğer izleyicilerin –Zeki Us, Niyazi Özcan, Müftü Osman Aydın sadece aklıma gelenler- yüreklerindeki çatlaklara yürüyen tuzlu suyu gözlerinden düşürmemek için harcadığı çabayı gözlemleyince, yaşamadığımız bir tarihin parçası olan bir olayın dahi genlerimize ne ölçüde işleyebildiğini bir kez daha anlamış oldum.
   Kimbilir? Belki de o kadar içimize işleyen, Hüseyin Kaçmaz ile birlikte bizim dedelerimizi de yeniden hayata döndüren Turgut Kaçmaz’ın anlattıkları değil, günlük yaşamın kargaşası içinde atalarımızın fedakarlığından ancak küçük kırıntıların kaldığını fark etmemiz olmuştur.
   ***
   Kaçmaz’ın konferansı ile aynı haftaya denk gelen ikinci etkileyici olay da CHP’nin düzenlediği “100 Bin Kişiydiler” adındaki, 1990-91 yıllarında maden işçisinin Ankara’ya haklarını aramak için gerçekleştirdiği yürüyüşü anlatan belgesel film gösterimi ve ardından yönetmenle yapılan söyleşiydi.
   Etkinlikte, zamanın başbakanından, yürüyüşte gözaltına alınan yaşlı köylü kadınına kadar her seviyeden pek çok tanığın anlatıları ile emeklilerin üçte ikisi kadar maaş alan maden işçilerinin, kendilerini yok sayan iktidara taleplerini kabul ettirmek için gerçekleştirdiği yürüyüşün yapıldığı günlere savruluverdik.
   Yürüyüş ve hemen öncesindeki ortamda üniversiteyi bitirmek üzere idim. Zonguldak ve Ankara arasında gidiş gelişlerim arasında aynı ülkenin iki bölgesinde atmosferin birbirinden ne kadar farklı olduğunu gördüm.
   Öyle ki, maden işçilerinin taleplerinin haklı olduğuna Zonguldak dışındaki insanları ikna etmenin deveye hendek atlatmak olduğunu, emeğin yanında olduğunu iddia eden siyasal grupların dahi taleplerin aşırı olduğuna yönelik hükümet dezenformasyonu etkisi altında olduğunu bir kez daha hatırladım.
   Gösterimin bütünlüğü, teknik bir arıza nedeniyle fasılaya uğradı. Bu arada tamamen dolu olan salondaki kişilerden bazıları salondan ayrılmak talihsizliğine düştü. Bu kişilerin kaçırdığı şeylere onlar adına üzüldüğümü belirtmem gerek.
   Yönetmen Metin Kaya’yı böyle bir belgesele imza attığı için, CHP’yi de böylesine güzel bir mücadele örneğini Ereğli’ye sunduğu için kutlamak gerek.

8.03.2010 10:27:41

Bu yazı 826 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 34 kişi online
Toplam ziyaret : 87.565.616

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2217 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3422 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6607 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri