|
| |||
EREĞLİ’DE BİR ÇILGIN TÜRK!
Kimi zaman belleğin kıvrımları arasında kaybolup giden anılar, hiç umulmadık bir anda karşılaşılan tanıdıkların çağrısı ile yeniden bilincin yüzeyine çıkıveriyor.25 yıl önce Ereğli lisesi öğrencisi iken yaşadığımız bir tiyatro deneyimi ile ilgili anılarımız, oyunda “Abdullah Çavuş” karakterini canlandıran, ilçe esnafından İbrahim Güneri’nin en başta bize “çılgınca” görünen girişimi ile yeniden tazelendi. Namık Kemal’in “Vatan yahut Silistre” sinin öneminin sanat boyutundan ziyade, yazarının siyasi tarihimizdeki yeri ve oyunun tiyatro tarihine mal olmasından kaynaklandığını hep düşünmüşümdür. 25 yıl önce 7 şubat günü (Güneri söylemese ben bu tarihi asla hatırlayamazdım) Erdemir Kültür Merkezi’nde, Ereğli Lisesi’nin 6. sınıf (lise son sınıf) şubelerinden öğrencilerin bir araya gelerek perdeyi açtığı bu ünlü oyunda benim de küçük bir rolüm olmuştu. Küçük dediğime bakmayın. Toplamda dört beş cümle ile sınırlı olan rolüm, öykünün anahtar sahnelerinden birine denk geliyor. Üstelik geniş bir kadro ile oynanan oyunda tek kötü karakter de benim. Sıkıyönetimin etkilerinin hala sürdüğü bir ortamda hakim olan milliyetçilik duygusunun etkisiyle en yoğun alkış alan sahnenin, kalenin komutanı Sıtkı beyin talimatıyla Abdullah Çavuş’un benim oynayacağım teslim olma yanlısı yarbayı, kalenin mahzenlerine kapatmak üzere dışarı çıkarması olduğunu söyleyebilirim. Çoğunu anlatmadığım bu kadar ayrıntıyı nasıl hatırladığımı açıklamakta ben bile zorluk çekiyorum. Peki ama bunları niye anlatıyorum? Bizim Ereğlili Çılgın Türk İbrahim Güneri, 15 yıl sonra bu oyunun yeniden oynanabileceğini düşünmüş. Oyunun Ereğli’de yaşamakta olan iki oyuncusu Serkan Galip Demiroğlu ve bendenize de ayrı ayrı konuyu açtı. Ben şöyle düşündüm: “Zaten kısa bir rolüm var, diğer oyuncuları bulup ikna etmek deveye hendek atlatmaktan güç. Eğer İbrahim onları bulabilirse, üstelik yetişkinlik çağında farklı meşguliyetleri olan bu insanları ikna edebilirse ‘oynamam’ demek çok ayıp olur.” Güneri’ye “Elbette oynarım” dediğimde “Acaba bu yapılabilir mi?” diye düşünmeden de edemedim. Oysa Güneri altı ay gibi bir zamanda sadece biri vefat eden oyuncular dışında hepsine ulaşmakla kalmadı, Almanya’da yaşayan bir oyuncu dışında herkesi ikna etmeyi de başardı. Hatta zamanında oyunu sahneye koyan Edebiyat öğretmenimiz Meziyet Çamurdan ile dahi görüştü. Dahası, Ereğli Lisesi Mezunları Derneği yönetimini de bu projenin uygulanabilir olduğuna ikna etti. Derneğin (Başkan Mustafa Gür bu işe büyük emek verdi) girişimleri sonucu (Erdemir Kurumsal Hizmetler ve Halkla İlişkiler Müdürü Gülşin Yöney’in destekleri ile) oyunu daha önce sahneye koyduğumuz Erdemir Kültür Merkezi de bu etkinlik için ikinci kez bize tahsis edildi. Birçok girişimde bulunarak, anlatmak için yerim olmayan bir sürü engeli daha aştı ve oyunda rol alan arkadaşlarımız ile sadece aynı sahneyi değil, hayatımıza renk katan bir izafet çerçevesini paylaştığımız fikrini hepimize çeyrek yüzyılın ardından yeniden aşıladı. Çeyrek yüzyılın ardından, 6 Şubat 2010 Cumartesi günü 19.30’da, “Vatan Yahut Silistre” Erdemir Kültür Merkezi’nde, Türkiye’nin dört tarafından gelen, ilk gençliğini yeniden yaşamanın bir yolunu bulmuş hevesli oyuncuları ile perdelerini yeniden Ereğlililer için açacak. Oyun için bilet satılmayacak. İzleyiciler davetiye ile çağrılacak. Bugünlerde elinize böyle bir davetiye geçecek kadar şanslı iseniz, davete icabet etmeyi ihmal etmeyin. Çünkü orada sadece Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre”sini değil, bugün orta yaşlara merdiven dayayan insanların, ilk gençliklerinde yaşadıkları sıra dışı bir deneyimi (Ereğlili Çılgın Türk İbrahim Güneri’nin girişimleri ile) yeniden paylaşarak , “Dostluk” sözcüğüne anlam kattıklarını da izleme imkanı bulacaksınız. 2.02.2010 11:31:54 Bu yazı 1866 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
03.02.2010
Kadri MERT diyor ki;Bunlar hem çılgın birde fazladan Ereğli liseli, yapalımmıyla başlayan küçücük bir kıvılcımdan vatan yahut silistre gibi bir yangını yaratırlar. bu daha bir geleceği birlikte gözlemleriz diye düşünüyorum bakalım diğer dönemler bu işin altında kalmayı kabullenebilecekmi? ben hiç sanmıyorum pilav gününe kadar daha kaç çılgınlık çıkacak bakıp yaşayıp görmek lazım, bu lisenin genlerinde var çılgınlık... yalnız ben hala çok merak ediyorum.... 6 şubatta öğrenecem artık |
Şu anda 29 kişi online Toplam ziyaret : 88.634.660 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
TEBRİKLER..!Devamını oku » 21.04.2026 11:41:35 tarihinde yazıldı 6723 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
DEV PROJE ÖDENEK BEKLİYOR AMA HALA ‘TIK’ YOK!Devamını oku » 4.06.2026 11:39:43 tarihinde yazıldı 811 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Gaz, şişkinlik, karın ağrısı ve bağırsak bakterileri -SİBO nedir?Devamını oku » 30.05.2026 10:40:30 tarihinde yazıldı 1624 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 15705 kez okundu | ||
