(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

VUR DEYİNCE ÖLDÜRMEK!


TSO’da yapılan toplantıda bankalara yöneltilen ağır eleştirilere geçen haftaki haberlerimizde yer verdik. Reel sektörün yerlerde süründüğü bir ortamda, yüksek kar marjları ile çalışan banka canavarının “sütten ağzı yanan” bir ülke dışında bir yerde böylesine büyüyemeyeceğini kabul etmek gerek.
   Türk Siyasi Tarihi nasıl darbeler üzerinden okunabiliyorsa, Türk Ekonomi Tarihi de bankacılık sisteminin krizleri üzerinden okunduğunda anlamlı bir süreç ortaya çıkıyor.
   Süreci başından itibaren ele aldığımda “nereden nereye gelmişiz” demeden edemiyorum!
   ***
   Geçtiğimiz yıllarda Cevher Özden diye birinin intiharı, belli bir yaşın altındakilere pek bir şey ifade etmemiştir. Ancak orta yaşa merdiven dayayanlar, 1970’lerin ortalarından başlayarak, 80’lerin ilk yıllarına kadar “bankerlik” sisteminin duayeni olan bu ismi çok iyi hatırlayacaktır.
   “Banker Kastelli” adıyla bilinen Özden’in 1982 yılına kadar 550 bin kişiden 2,5 milyar dolar topladı. Üstelik bunu, devletçi bir merkezi idarenin “beş sente muhtaç” olacağı kadar “paranın kıt zamanında” gerçekleştirdi.
   Topladığı paraların faiz ve anaparalarını kriz ve durgunluk nedeniyle ödeyemeyen Özden yurtdışına kaçmıştı. Bu finans sektöründe bankerler dönemi olarak bilinen bir devrin de sonu olmuştu.
   Enflasyonist ortam, bankerlik sisteminin yüksek faiz vermeye dayanan anlayışını daha sonra bankalara bulaştırdı. 2001 Krizi sırasında “en yüksek faizi veren” bankaların kasalarındaki varlıklar çuvallara doldurularak taşındı. Bazılarının görüntüleri dahi yayınlandı. Binlerce insan varlığını yitirmenin üzüntüsüyle geçen zor günler yaşadı.
   Daha sonra daha denetlenebilir, hukuki sorumluluk bağları daha güçlü bir sistem kuruldu. Bugüne nasıl gelindiğinin mekanizmasını izah etmek finans uzmanlarına düşer. Ancak sonuçta bu kez de bankacılık sistemi var oluşunu sürdürmekten başka hedefi olmayan yapılara dönüştü.
   ***
   TSO Başkanı Mehmet Genç Ereğli’nin sorunlarını değerlendirirken, bankacılık sisteminin işadamları karşısında aldığı pozisyonu eleştiriyor:
   “İlçemizde bulunan gayrimenkullerin yüzde 80’i bankalara ipotekli olup, ipotek değerlerini yarı yarıya düşüren bankalar artı ipotekler istemektedir. Vermeyenler, aldıkları krediler geri istenerek sıkıntıya sokulmaktadır. Ödemeleri aksayan esnaf, tüccar ve sanayiciye anında icra takibi başlamakta, ellerindeki mevcut gayrimenkul ipoteklerini satışa çıkarmaktadırlar. Bu gayrimenkuller krizden dolayı alıcı olmadığından, bunları haraç mezat alan bankalar adeta “emlakçı kralı”na dönüşmüştür. Bankaların yetkilileriyle bir an önce görüşülerek bu yanlışlara ‘dur’ denilmelidir.”
   Genç’in eleştirilerine yakından baktığımızda, 2001 yılından bu yana bankacılık sisteminde gerçekleşen büyük dönüşüm, “vur deyince öldürmüş”, “kaş yaparken göz çıkarmış” gibi görünmüyor mu?
   Bana sorarsanız bu fırsatçı canavarı yeniden ameliyat masasına yatırıp, fazla büyüyen ellerini küçültmenin zamanı gelmiş de geçiyor bile!

25.01.2010 10:53:53

Bu yazı 858 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 20 kişi online
Toplam ziyaret : 87.565.630

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2217 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3422 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6607 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri