(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

PEJORATİF!


80’lerin sonu veya 90’ların başında “Liboş” kavramını ilk kez Engin Ardıç, zamanın Anavatan Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Turgut Özal’a yakın gazetecilerden Mehmet Barlas için kullanmıştı.
   O zamanlar bir gazetecinin nasıl olup ta böyle bir küçümseme sıfatını bir meslektaşına yakıştırdığını, bu seviye düşmesinin sonunun nereye varacağını düşündüğümü hatırlıyorum.
   Barlas’ın kendisini Neo liberal olarak tanımlayanlardan olduğu da biliniyor. Tamlamanın önündeki Neo sözcüğü ise “Yeni” anlamı taşıyor.
   Gün ola harman ola, Batı Karadeniz Bölgesi’nde tanınmış bir ilçe belediye başkanı, aşağılama ve küçümseme terimi “Liboş”u (Belki de ironi düşkünü danışmanlarının tavsiyesiyle) “Neo Liboş” a dönüştürerek, siyasal literatüre cilalanmış bir sözcük eklemiş oldu.
   Ancak asıl ironi, bu sözcüğün etimolojik köklerinin, kavram mucidi başkanın siyasal kariyerinin büyük bölümünü oluşturan Anavatan Partisi yandaşlarına yönelik olarak icat edilmesinde olsa gerek.
   ***
   Siyasal lügatimizde, cumhuriyetin ilk yıllarında pek rastlanmayan “ona öyle demezler, peynir ekmek yemezler” üslubu, 20. yüzyılın ortalarından sonra, üst düzey cumhuriyet elitlerinin yerini taşra eğitiminden ve geçmiş, kasaba bilgeliği ve köy kurnazlığıyla işini görmeye alışmış siyasetçilerin hakimiyetinin tescillenmesi ile yaygınlık kazanmaya başladı.
   Bu popüler olmayı marifet sayan“Yarı Aydın” kesim, ülkenin aydınlanma çağını üretmeye çalışan, ilerlemeden başka bir şeye iman etmeyen aydınını “halktan kopuk, entel” olarak tanımlayarak, bilginin ve eğitimin önemini küçümseme yolunu seçmiş, ikide birde tekrarladıkları “eğitim şart” teranesi olmasa, neredeyse cahilliği kutsar hale geldi.
   20. yüzyılın sonlarında, sol yanına yatarak uyuduğunu iddia eden Engin Ardıç, Emin Çölaşan ve Tuncay Özkan gibi yazarlar, kendilerini bu yaklaşımın antitezi gibi sunarak, edep düzeyi düşük bu terminolojiyi sahiplendi.
   “Liboş” böyle doğdu!
   ***
   Batı Karadeniz Bölgesindeki İlçe Belediye Başkanının siyasal yaklaşımlarını beğenirsiniz beğenmezsiniz. Buna kimse karışamaz.
   Bir yerde ilçedeki sosyal ve siyasal hayata bakış açınızla ilgili bir konudur bu…
   Ancak aşağılamaya yönelik ifadeler, ilan bedelleriyle ilgili küçük hesapların peşindeki yerel basın tarafından (ah! Ağız birliği etmişçesine nasıl da dejenerasyondan şikayet ederler) günlük yaşamın bir kenarına iliştirilince olayın vahametinin arttığının da gözden kaçırılmaması gerek.
   Pejoratif kavramların yazı diline girmesine önemli katkı sağlayan Ardıç ve benzerleri dahi, ifadelerinin bu şekilde çarpıtılmasından şikayet eder gibime geliyor.
   Bu kavramların rast gele kullanılmasına tanık olduktan sonra, kim sorumlu olarak anılmak ister ki?

24.01.2010 12:17:54

Bu yazı 1086 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 20 kişi online
Toplam ziyaret : 87.565.630

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2217 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3422 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6607 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri