|
| |||
KOMİTECİ
Doğup büyüdüğüm bu ilçede çalıştığım 14 ay boyunca “Üstad”lık onuru yakıştırılan insanların, bu unvanı hayat karşısında duruşları ile değil, sadece kalem oynatmadaki becerileri ile elde ettiğini görmek ne acı…Kalemi ile krala meydan okuyacak insanların, senyörün vasalı olmayı tercih etmesi, dahası senyörün dava arkadaşlarına tutumundan menfaat sağlaması, gerçekten de “üstad” kavramı ile hak etmeyen kişilere atıfta bulunulduğunu ortaya koyuyor. Anlaşılan “Üstad”ın yerine “Komiteci” yi koyma zamanımız gelmiş de geçiyor! Komiteci denilince, seçilenin haklı ve güçlü olduğu bir sistemi demokrasi sayanları, halkın oyu ile verdiği otoritenin her şeyden üstün olduğunu empoze edenleri, dahası bundan maddi çıkar sağlayanları kastediyorum. Oysa ki demokrasi, seçilenlerin diktatörlüğü değil, iktidarı elinde bulunanlardan yana oy kullanmayanların da görüşlerini kamusal alanda etkin kılabileceği bir sistem olarak algılandığında anlam kazanır. Komiteci, tabi bulundukları kral arslan, en cafcaflı laflarını en karizmatik söylemlerle süsleyip kükreyerek, düşmanlarına en haksız ve acımasız ithamlarını kusarken, kendi payına düşecek küçük parçanın hayaliyle, onaylama cümleleri mırıldanan yarı yırtıcılar tarafından taçlandırılanlardır. Varsın öyle olsun! *** Elbette esas sorun ülkemizin “aydın” kavramına yaklaşımında yatıyor. Şairin dediği gibi bir şeydir Aydın: “Ben gecedeki hırsızım, ayaktaki diken, Sarayın temellerini kemiren fare, kökteki tırtıl, Krallara getirilen kara haberim ben, Karşı evdeki cüzamlı” Aydın, savunduğu görüşleri herhangi bir resmi otoritenin kuşatan ve kollayan gücüne dayanmaksızın gerçekliğine inandığı görüşleri savunabilen insana denir. En aykırı görüşlere sahip bile olsa, bunları dünya aleme karşı savunabilen insana denir Aydın… Aydın Pir Sultan Abdal gibi diyebilendir: “Kadılar müftüler fetva yazarsa İşte kemend, işte boynum asarsa İşte hançer, işte kellem keserse Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” Yoksa en kıyak cümleleri kurarak, en tumturaklı ifadelerin gölgesinde otoriteye şakşakçılık yapanların tacını taşıyanlara değil… *** Komiteci varsın gemisini yürütsün. Varsın aslan payını aldıkları ulufenin kalanının nasıl dağıtılacağının kararlarını onlar versinler… Varsın Pir Sultan’ın karşısında sultanın, Köroğlu’nun karşısında Bolu Beyinin saflarında yer alsınlar… Ne şan, ne makam… “Gerçeğin özgür kıldığı insan” olmanın yerini hiçbir şey tutamaz… Dadaloğlu’nun dediği gibi: “Ferman padişahın dağlar bizimdir!” 21.01.2010 11:42:55 Bu yazı 1288 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 20 kişi online Toplam ziyaret : 87.565.628 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2217 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3422 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11414 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6607 kez okundu | ||
