(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

KURNA VE ZURNA


Özel gün ve haftaların hemen ardından “geçmiş bayramın kutlu olsun” demek adettendir. Yılbaşı söz konusu olduğunda birkaç gün geçse de “yeni yılın kutlu olsun” demeyi sürdürürüz.
   Birisi bir göreve atandığında veya bir seçim sonucunda o göreve geldiğinde ise “hayırlı olsun” demek için zaman sınırı biraz daha uzundur.
   Kuşkusuz ki teamül açısından en uzun süre göreve gelenlerin eleştirilmesi için ayrılır. Bir iktidarın icraatlarının eleştiriye açılması için 6 aylık bir zaman süresi geçmesi gerektiği var sayılır.
   Bu hem ilk kez seçilenler için hem de sonradan seçilenler için böyledir.
   * * *
   Öte yandan kimi zaman “güneşin bugüne kadar hep doğudan yükselmesi bundan sonra da öyle olacağının kanıtı değildir” diye düşünmek gerekiyor.
   Benzetme yanlış gibi görünüyor ama bunu tutucu geleneklerin, hatta o geleneklerin köklerinin bile günü geldiğinde yerini başka uygulamalara bırakacağı şeklinde okursak anlam yerine oturacaktır. 15 yıl böyle gelmiş böyle gider diye düşünmek ancak sığ bir görüş açısı ile mümkün olabilir.
   Bazen de insanların niyetleri böyle geleneksel kabul edilen konuların göz ardı edilmesine neden olabiliyor. İlçemizde son günlerde yaşanan bir parti kongresinin hemen ardından “Filan seçildi, Ereğli Kaybetti” mealindeki haberleri yazanların, ilçenin felahından çok olumsuz niyetlerini (Halk bilgeliğimiz, üzüm yemek istemezken, bağcıyı dövmek için kabahat işleyen bir örneği anlatır) ortaya koyduklarını düşünmek gerekir.
   Eğer bir niyet kin ve gareze yaslanmışsa, o niyetin öznesinin tüm eylemleri aynı hedefleri ele verecektir.
   Sadece örneğe biraz daha yakından bakmak gerek.
   * * *
   Bazı makamlara danışmanlık hizmeti veren insanların nasıl bir sorumluluk üstlendiğini bilerek tavsiye vermesi gerekir.
   Kişi olarak “hamamda kurna, düğünde zurna” beğenmeyebilirsiniz. Bu sizin en tabii hakkınızdır. Ancak kamusal alanda söyleyecek sözü olanların kişisel kanaatlerini ikinci planda tutabilenleri makbuldür.
   Başka türlüsü sadece Bizans usulü entrika komiteciliği olarak tanımlanabilir.
   “Filan kötü niyetli siyasetçidir, falan benim kişisel alanımı ihlal etmiştir” gibi yakıştırmalar yapanların ispat yükümlülüğünden kaçınmaları kelimenin tam anlamıyla “Ayıp”tır.
   Bulunduğumuz noktada bu ayıplı malzemeleri en alası diye yutturanların da başı ayıplı malları ile dertte değil mi?
   * * *
   Son olarak bugün yürüttüğüm meslek itibarıyla ilçe kongresinde seçilen CHP heyetinin yaptığı ziyaretleri izledim.
   Kaymakam, Başsavcı, Emniyet Müdürü…
   Ziyaret edilenler listesinde kim eksik?
   Ve neden?
   Bu sorulara verdiğiniz cevabın gerçeğin ışığı dışında (kimin bağcıyı dövmek istediğini kim bilebilir?) esin kaynağı olmaz inşallah!

5.01.2010 10:57:31

Bu yazı 844 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 20 kişi online
Toplam ziyaret : 87.567.896

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2233 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3438 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6621 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri