|
| |||
LAMI CİMİ YOK
Ereğli’nin beklediği önemli projelerle ilgili dünkü yazımızın oldukça karamsar olduğunu kabul etmem gerek. Gelecekle ilgili karamsar beklentilerin çoğunun paranoid izler taşıdığını düşündüğümüz dönemler geride kaldı. Çünkü artık olumsuz beklentiler içindekilerin toplumun çoğunluğunu oluşturduğunu görebileceğimiz bir noktaya geldik. Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem’in hazırladığı rapor da benzeri bir karanlık geleceğin kehaneti olarak avuçlarımızı yakmaya başladı bile… Sanayicileri temsil eden sivil toplum kuruluşları birbiri ardınca krizin etkileri, çıkış yolları ve fırsata dönüştürme araçları ile ilgili konferanslar yapıyor. Bir konuşmacının krizin sonu ile ilgili olarak “Tünelin içinde bir ışık var, bunun tünelin sonu mu, yoksa üzerimize gelen ve birazdan bize çarparak tarumar edecek olan lokomotifin farları mı olduğunu bilmiyoruz” tespitini yaptığını hatırlıyorum. Öyle gözüküyor ki, çelik sektörüne çarpan lokomotif, hızını alamadan hemen peşinden giden tersanelerde de tozu dumana katarak büyük bir yıkımın müsebbibi oldu. * * * Tüm çözümlerin anahtarı, kriz ve kaostan çıkışın müjdecisi mertebesine yükseltilen birlik ve dayanışma ruhu henüz tepelerin ardından ışığını yükseltmedi. Doğrusu büyük harfle yazılması gereken “Birlik ve Beraberlik”in ilerlemenin ana motoru olması gerekliliğine ilişkin beklentilerle sadece Ereğli’de değil, Türkiye’nin başka şehirlerinde de karşılaştım. Konuyla ilgili düzenlenen birçok toplantıya meslek icabı katılma olanağı buldum. Söylenenlerin son derece rasyonel olduğunu teslim etmem gerek. Bu yaklaşımın neredeyse tek hatası dünyanın mükemmel olduğu ön kabulüne dayanması… Dünya o kadar kusursuz olsaydı, Polyanna’nın her olaydan bir mutluluk vesilesi çıkaran tutumu kimi eleştirmenlerin alaycı yorumlarına yol açmazdı. Yine de bu ütopyanın peşinde koşan değişik yerleşim yerlerinden bazılarının diğerlerinden daha hızlı kalkındığını gözlemlemek mümkün… Bu örnekleri yakından incelerseniz, gelişmeyi sağlayan adımların birliktelik içindeki sayıca geniş toplumlar tarafından değil, her türlü kınama ve engellemeye karşın doğru bildiğine ulaşmak için savaşmayı göze alabilen sınırlı bir kesimce atıldığını görebilirsiniz. Bana sorarsanız Ereğli’de eksik olan şey bu! * * * Ortaya koyduğum çözüm modelinin keyfiliğe kapı aralama tehlikesini de beraberinde taşıdığının farkındayım. Bazı örneklerde bu sonucun ortaya çıktığını söylemeden geçersem yeterince samimi davranmamış sayılırım. Ancak birçok proje olmasına rağmen, ilçenin yerinde sayması da gerek siyasetin gerekse bürokrasinin makamları ulaşılması gereken hedefler olarak gören, “küçük olsun, benim olsun” zihniyetine sahip konformist elitlerin elinde olduğunun göstergesi değil midir? 2009 yılı içinde gerek yerel yönetimlerde gerekse sivil toplum kuruluşu yönetimlerinde önemli değişiklikler oldu. Yönetim değişiklikleri baştan iyimser birliktelik arayışları içinde olmalarına rağmen, her biri arzularının gerçeğe değil, bir ütopyaya yönelik olduğunu fark edince birer kenara çekildi. Bir yılı daha kaybettikse bunun nedeni sorumluluk aldıkları mevkide problemle karşılaştıkları zaman “bu iş bizi aşıyor” diye düşünenler, halkın tahammül gücünü son noktasına kadar kullanmayı kendisine iş edinenler ve halkın verdiği makamları kişisel karizmaları dolayısıyla edindiklerini zannedenlerdir. Bunun lamı cimi yok! 24.12.2009 11:12:42 Bu yazı 877 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 21 kişi online Toplam ziyaret : 87.567.925 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2233 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3438 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11429 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6621 kez okundu | ||
