(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

GEYİK MUHABBETİ


Bir insanın herhangi bir şey yaptığında tüm evreni sonsuza kadar değiştirdiğine ilişkin bir düşünce vardır.
   Bu açıdan bakıldığında yazı yazmak diğer eylemlerden daha ilginç özellikler içeriyor. Örneğin siz bu yazıyı okurken, ‘yazar ve okuyucu ortak bir zaman dilimini paylaşıyor’ diyebiliriz. Yine de ben yazıyı yazarken siz evinizde işyerinizde, benim yazı yazdığım zaman dilimine denk gelen sürede hayattan payınıza düşen ne ise onunla meşgul olacaksınız.
   Sizin bu yazıyı okuduğunuz anda ise ben, o anın bana getirdiği farklı meşgalelerle uğraşıyor olacağım. Böylece farklı zaman dilimlerinde yaşayan iki insanın zihni ortak bir çerçevede yüzyılların olan kısa bir süreyi paylaşabileceğiz.
   Bu anlattığım sadece köşe yazısı yazarken geçerli. Haber yazarken durum daha çetrefil bir hal alıyor. Çünkü o zaman haberin konusu olan kişi veya olay da devreye giriyor ve bir metin içinde oluşan izafet çerçevesi üç kişiyi kapsar hale geliyor.
   Düşünün haberi anlatan kişi siz onu okurken, ne benim, ne de sizin içinde bulunmadığınız üçüncü bir durumda bulunuyor ve yine de bir şekilde siz ve haberin yazarı olan muhabiri bir araya getiriyor olacak.
   Eğer haber kaynağı, kendisinin sadece gözlemci olduğu bir olayda başka kişilerin yaşadıklarını anlatıyorsa, daha da karışığı başkasından duyduğu şeyleri anlatıyorsa bir haber metni üzerinde bir araya gelebilecek kişilerin sayısını tahmin etmekte güçlük çekileceğini söylemek yanlış olmasa gerek.
   Madem yazıya okuyucu ile sohbet ederek başladık başka boyutlara da yelken açmakta fayda var…
   Gazetecilik sorumluluk isteyen bir iştir. A kişisinin B kişisini darp ettiğini, gazeteci C’nin de olayı araştırdığını varsayalım. Olayı yaşayanlara ve görgü tanıklarının bilgisine başvurmak (bazen ‘yazma kardeşim’ olayları yaşanacağını da siz düşünün) herkesin anlayabileceği gibi en kestirme yoldur.
   Ancak kişilerin olayı algılama biçimleri onların içinde yetiştikleri sosyo-kültürel ortamla doğrudan ilişkilidir. Dahası o anda içinde bulunulan anın özelliği de kişilerin olayları yansıtma biçimine etki eder.
   Bu örnekte olayı anlatan A, adli bir kovuşturmaya konu olacağını düşünerek kendini haklı göstermeye çalışacaktır. A dediğimiz kişi, muhabire olayın ne olduğunu sandığını, muhabirin sanmasını istediği şeyi, hatta muhabirin yazacağı haberi okuyan kişinin (sayın okuyucu kaçış yok, sen de suç ortağısın) kendisi hakkında ne düşüneceğini bile anlatıyor olabilir.
   Aynı şey mağdur psikolojisi içindeki B ve görgü tanıkları için anlattıkları için de geçerlidir elbette.
   Benzer bir süreci, haberi yazacak kişiye de uyguladığınız zaman, önünüzdeki metnin nasıl bir süzgeçten geçtiğini hayal edebilirsiniz.
   Adli bir olay ile ilgili hukuki ve ahlaki yaptırımlarla muhatap olmama gibi bir yükümlülüğü de eklediğinizde gerçeklik ile bağın kopabileceği vehmine kapılabilirsiniz. Geçmişe dönük olarak böyle dallanıp budaklanan yapının aynı şekilde geleceğe dönük olarak okuyucu aracılığıyla da şekil değiştirdiğini söylediğimiz zaman yazı yazmanın sorumluluk isteyen bir meşgale olduğunu teslim etmek zorunluluk haline geliyor.
   Yine de hayat bu kadar karmaşık değildir ve gerçekte bu işlerin büyük bölümü edinilmiş bir davranış biçimi olarak muhabirin, kaynakların ve okuyucunun bilinçaltı tarafından kendiliğinden halledilir.
   Sonuçta önünüzdeki metin, içinde gerçeğin (ya da bununla kastedilen şeylerin) esaslı bir kısmının da bulunduğu ideal bir karışımdır. Bu böyle olmak zorunda…
   Çünkü ey okuyucu, sen haberi yazandan sadece ama sadece gerçeği istiyorsun!

17.12.2009 11:42:51

Bu yazı 818 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 32 kişi online
Toplam ziyaret : 87.568.012

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2233 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3438 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6621 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri