|
| |||
“HEPİMİZİ HAPSE ATIN”
Geçtiğimiz Ramazan bayramından önce “Bayram Gelmiş Neyime” başlığıyla yayınlanan yazımda, tersane işçilerinin ekonomik sorunlarından bahsetmiştim,Birkaç yıl önce tersane işçilerinin bu duruma düşeceğini söyleseler, iddia sahiplerini kötü niyetli olmakla suçlayabilirdim. Bu sektör Ereğli’nin ekonomisinin kamu sektörü dışındaki bölümünün lokomotifi olacak, insanlar evlerine giderek daha fazla ekmek ve aş götürecekti. Sözde böyle olacaktı… Geldiğimiz noktaya bir bakın. İnsanların bayram günü evlerine götürecek ekmeği yok! İşin kötüsü özel sektör ve taşeronculuk anlayışının işveren kayırıcı yönleri kriz zamanlarında daha sert bir şekilde ortaya çıkarken, aynen bir ailenin içindeki kavgaların büyük bölümüne dışarıdan müdahale etmenin olanaksızlığı gibi, özel sektör işvereni ve çalışanı arasına devletin girmesi giderek zorlaşıyor. Geldiğimiz noktada devletin artık sosyal bir yara haline gelen işsizlik ile gerektiği ciddiyetle ilgilendiğinden kuşku duymaya başladığımı söylemem gerek. Krizden etkilenen sektörlere ve işyerlerine destek verilmesine karşı olduğum gibi bir sonuca varılmasını hiç istemem. Ancak, işyerlerinin ayakta kalması için sağlanması düşünülen fonların bir bölümünün işsiz kalan insanların bayramlara başı dik girebilmesi için kullanılabilmesi gerekiyordu. Dün tersane işçileri, mensubu oldukları taşeron firmadan alacaklarını alabilmek için Ereğli’nin daha önce hiç görmediği bir türden eylem yaptılar. Polis ve eylemcilerin karşı karşıya geldiğini televizyonlarda sık sık görüyorduk. Ereğli’de böyle bir olayın yaşanacağını hiç düşünmezdim. İşçiler ne ilçede devletin en üst düzey temsilcisi olan Kaymakam Ekşi’yi, ne de iyi niyetle kimsenin burnu kanamadan olayın sona ermesi için ter döken Emniyet Müdürü Tektaş’ı dinlemediler. Tartışmanın bir noktasında işçilerden bazılarının, Tektaş’ın kanuni yetkilerini kullanmak zorunda kalabileceği uyarısına cevaben söylediği bir söz var ki kafamda uyarı çanlarının çalmasına yol açtı: “Alın bizi, hepimizi hapse atın, isterseniz öldürün!” Hepsi çoluk çocuk sahibi, birer mesleği olan insanların hayattan ne kadar bezdiğini bu cümle ile hissedebiliyor musunuz? Çok şükür, Emniyet teşkilatının inanılmaz güzellikteki sağduyusu sayesinde bu insanların (ve emniyet mensuplarımızın) burnu bile kanamadan eylemin dünkü aşaması sona erdi. Ama kulaklarını gerçeklere tıkamayanlar için trajedi sürüyor. John Donne bir şiirinde şöyle der: “Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; Anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; Bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, Sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, Ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; İşte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; Çanlar senin için çalıyor.” Şu saatten sonra gerçeklere kulaklarımızı tıkayarak onları ortadan kaldıramayacağımızı herkesin görmesi gerekiyor. Çünkü çanlar Ereğli için çalıyor! 2.12.2009 13:54:20 Bu yazı 743 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 14 kişi online Toplam ziyaret : 87.567.955 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2233 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3438 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11429 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6621 kez okundu | ||
