|
| |||
BİR PARANOYANIN İÇİNDE!
Kronikleşmiş sorunların zaman içinde gerçekçiliği bir yana bıraktırıp paranoyaya dönüşmesi kaçınılmazdır. Bazen öyle olur ki paranoyanın kendisi gerçeklik haline dönüşür.Haberleri ve sosyal gelişmeleri her yaşta edinebildiğim algılama modellerimle anlamaya çalışmışımdır. Çocukluğumuzda şu anda yaşadığımız türden çok farklı bir terör tipi vardı. Soğuk savaş psikolojisi altında gerçekliğin çarpıldığı o zamanlarda iki etnik grup değil, ideolojik grupların savaşı vardı. İşin kötüsü 1980 öncesinde yurttaşların silah edinmesi şimdikine göre çok daha kolaydı. İdeolojik terör nedeniyle bazı bölgelerde yaşam çekilmez hale gelmişti. Aradan yıllar geçtikten sonra, soğuk savaşın yarattığı kuşkuların sisi dağıldığında yaşananların ne kadar yanlış olduğu, bunca insanın kanının yok yere döküldüğü ortaya çıktı. Ancak son pişmanlık fayda etmedi. * * * Geçtiğimiz günlerde AK Parti İl Başkanlığı Ereğli’de bir bilgilendirme toplantısı yaptı. Açılım meselesi konusunda Milletvekili Polat Türkmen’e sorduğum soru, terör olaylarına hükümetin bakışının soğuk savaş dönemi olaylarına bakışımızla paralellik gösterdiğini ortaya koydu. Meselenin tarihçesini 30 yıl önceye değil, cumhuriyetin kuruluş yıllarına kadar uzatan şu sözler Türkmen’e ait: “Cumhuriyetin kurulmasından itibaren devlet ve milletin bazı kesimlerinde sorunlar çıkmıştır. İstiklal Savaşı’ndan önce ülke, çok toprak kaybetmiştir. Yunanistan, kırım, Arap ülkeleri, Ortadoğu ülkelerinin ayrılmasının ardından kurulan Cumhuriyet, kafasını kim ‘ben şunu istiyorum’ diye kaldırdıysa, onun kafasına vurmuştur. Her talepte bizden bir toprak parçası gidecek, küçüleceğiz endişesi ile sorunları bir kenara koymuş, bugüne gelmişiz. Kimse de dönüp buna bakmamış, ‘niye bu işler oluyor, ne istiyor benim vatandaşım’ dememiş, vatandaş ve devletin kucaklaşmasına fırsat olmamış, bir türlü ‘Vesayet Rejimi’ dediğimiz olayın içinden çıkamamışız. Devletimiz milletimizle, nerede, hangi şekilde, hangi grupla problemi varsa çözmek istiyoruz. En büyük mesele de Güneydoğu meselesidir, Kürt meselesidir.” * * * İktidarın el yakan bir meseleye dokunduğu, muhalefetin konuya ilişkin yaklaşımı neredeyse ihanet suçlamasına varan tonlarda yaptığı açıklamalardan belli değil mi? Gerçekten bu konuda oldukça fazla acı çekildi. Öyle ki akan kanın durmasının, çekilen acıları azaltacağına ilişkin bir umut beslemek için neden görülmüyor. Hükümetin yürüdüğü sırat köprüsünde, kimi zaman yanlış adımların da atılabildiğini, konunun ne kadar hassas olduğunu Türkmen de biliyor: “PKK meselesi ticaret haline gelmiştir, ondan geçinenler de vardır. İşleyişte bazı hatalar olacaktır. Bir sürü şehit vermişiz, bir sürü insanın ocağına ateş düşmüş, kolay değildir. Ama bundan sonra vermeyeceğiz.” Bu kadar karamsar bir tabloyu anlatırken kullanılan son cümle ne kadar iyimser ve aydınlık değil mi? “Bundan sonra (şehit) vermeyeceğiz!” Daha önce de kuşkuların mazur görülmesi gerektiğini yazdığımı hatırlıyorum. Kuşkular olacaktır ama hiçbir sorunun çözülemez olmadığını, çözümsüzlüğün hiçbir yerde kimseye bir şey kazandırmadığını da düşünmemiz gerekiyor. Çözümün önünde dikilen engellerin başında can yakan bir ikilem var: Gelecekte verilecek şehitlerin annelerinin acı çekmemesi için, eskiden verdiğimiz şehitlerin annelerinin acılarını görmezden gelebilecek miyiz? 16.11.2009 10:23:55 Bu yazı 684 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 27 kişi online Toplam ziyaret : 87.567.935 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2233 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3438 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11429 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6621 kez okundu | ||
