|
| |||
ANLAMAK LAZIM
Kim ne derse desin, toplumumuzun genlerine kadar işleyen bir sevgidir Atatürk sevgisi… Şöyle bir düşündüğümüz zaman bu ülkede ona toz kondurulmasına müsaade edecek insanların sayısının oldukça az olduğunu görebilirsiniz.Bu sabah Devrim Bulvarı’na bitişik olan Anıt meydanında çelenkler konulurken, karşıdaki inşaatın içinde çalışan işçiler işlerini bıraktı, sirenlerle birlikte saf saygının göstergesi olan esas duruşa geçerek ona selam durdu. Yollarda yürümekte olanlar adeta zaman durmuşçasına oldukları yerde ellerini bacaklarına yapıştırıp, bakışlarını bayrak ve anıtın bulunduğu yöne çevirerek saygısı fiziksel bir ritüele dönüştürdü. Bu milletin bağrındaki Atatürk sevgisini, 71 yıl önce yaşanan bazı tarihi olaylardan bağımsız olarak da anlamak, Atatürk’ün gerçekte neyi ifade ettiğini düşünmek lazım. O basiretsiz yöneticilerin yanlışlarının ortaya çıkarılmasında neredeyse bir model oluşturuyor. Dürüstlük, doğruluk ve halk sevgisinden oluşan bir inancın ana ikonu neredeyse… “Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti”nin vücut bulmuş hali... Ömrünü adadığı milletine göre, iyi ve güzel olan, uğrunda savaşmaya değer her şeyi bir ülkeye kazandıran, vecizeleri ile yaklaşık yüz yıla yakın bir süre bir toplumun ana rotasını belirleyen bir bilge! O devlet, O ordu, O millet… Böylesine bir sevgiye mazhar olabilmek herhalde çok nadir insana kısmet olmuştur. O Eski zamanların sayfalarını birer ikişer kapatarak içinde yaşadığımız modern zamanların başlangıcını yapmayı amaç edinmiştir. O, Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu gibi efsanelerin mirasçısıdır. Temelde bir halk kahramanıdır O… *** Kimi zaman etrafını saran epik unsurlardan salt gerçekliğini anlamakta güçlük çekenler olabilir. Her gittiği cephede her an halkı için kan dökmeye ve kanını dökmeye hazır bir fedai O… Fiziksel varlığının sona ermesinden bu yana yaklaşık bir insan ömrü geçmesine rağmen, her yaştan insan hala ona dün söz vermişçesine bu insanı anıyorsa, bu gerçeği şuna buna bağlamak değil, anlamak gereklidir. Kurduğu sisteme yapılan tüm saldırılar, ömrünü vakfettiği halkın bağrına çarpıp, kıyıya vuran dalgalar gibi dağılıyorsa, bir ömre sığdırılan çalışmaların yöneldiği hedefin onikiden vurulduğunu teslim etmek gereklidir. Her yere resimlerini asarak onu “Behemehal” görebilir, heykellerine baktığınız zaman içinizde bir yerlerde vecd duyabilirsiniz. Ancak onun sizden asıl isteyeceği, neredeyse bir asra yakın süre önce söyledikleri değil midir? “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir!” Onu iyi anlamak lazım! 11.11.2009 10:28:19 Bu yazı 953 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 31 kişi online Toplam ziyaret : 87.567.976 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2233 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3438 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11429 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6621 kez okundu | ||
