(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

DAMDAN DÜŞEN


Her gün köşe yazısı yazmayan, köşe kadılarının işinin kolay olduğunu sanır. Sonuçta bu iş bir şekilde üretmeyen insanların ahkam kesmesi olarak algılanmaz mı?
   Nasrettin Hoca bir gün damdan düşer.
   “Hoca ne ettin? Nasılsın? Şuran ağrıyor mu” diye soranlara içerleyen hoca: “Siz bana damdan düşen birini getirin” der.
   “Neden Hoca”
   “Çünkü damdan düşenin halini damdan düşen anlar”
   Her gün yazacak bir konu bulmanın ne kadar yorucu bir şey olduğunu pek bilen yoktur. Size ayrılmış köşenin her gün şu punto ile şu kadar kelimeye ihtiyacı olmasının yarattığı baskıyı sadece her gün yazan bilir.
   Bu yazıyı ele alalım. Bir yerden başlarsam sonu gelir mi gibi yazarlık işinin esrarengiz taraflarından birini ifşa etmek anlamına gelen bir yaklaşım ile başlanmış olması dışında bir özelliği var mı?
   Göstergebilimci Umberto Eco her metnin kendi anlamını ürettiğini söyler. Biz ne amaçla yazarsak yazalım, okuyucu bir yerde kendisinin anlamak istediğini anlayacaktır.
   Eco başka bir yerde de, izafet çerçevesi farklı olan bir zihniyetin, günümüzün kültürünün başat unsurları haline gelen eserlerin çok başka yorumlanabileceğini söylüyor.
   Homeros’un Odysseia’sını farklı bir dünyada yaşayan bir editörün önüne götürülmesi durumunda, yazarın gerçek kimliği konusunda derin tartışmalar çıkabileceğini, bu eserin aynı zamanda birçok psikanalitik göndermeyi de içinde barındırabileceğini iddia ediyor mesela…
   Yazılanı yazandan çok okuyanın anlamlandırdığını düşündüğümüz zaman yazan kişinin yazının aktif öznesi olduğundan kuşku duymamanın bir yolu yok gibi görünüyor.
   İletişim bilimci Marshall Mc Luhan “İleti, İletişim aracının kendisidir” derken büyük laf etmiş.
   Son onbeş yılda, hırsızın bekçi köpeğinin önüne koyduğu etin ileti mi, iletişim aracı mı olduğunu tartışmanın ne yararı olduğuna ilişkin eleştiriler alan bu yaklaşım artık pek taraftar bulmuyor.
   Yine de verdiğimiz mesajların, bu mesajları verme biçimimiz ve yöntemimiz tarafından etkilendiğini kabul etmemiz gerek.
   Dışarıda yağmur yağıyor ve kapalı hava, çalıştığım ofis ortamını loş hale getiriyor…
   Doğrusu bugün siyasetin etkin rol sahibi kişilerden birinin son Ankara yolculuğundan ne elde ettiğini sorgulamak pek içimden gelmiyor.
   “Ne demiş, neden demiş” polemikleri için uygun bir hava değil.
   Kişi olarak, zorunda kalmadıkça başka arkadaşların yazdıklarının yanlışlığını ispatlamaya çalışanlardan olmamaya gayret edenlerdenim.
   Bunları çıkarırsak geride yazacak ne kalıyor?
   Okuyucu yazılanları istediği şekilde yorumlama özgürlüğüne sahip de olsa, köşe yazarlığı anlatacak bir şey yokken bile bir şeyler yazabilme yeteneği değil midir?

22.10.2009 10:25:04

Bu yazı 1562 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 21 kişi online
Toplam ziyaret : 87.567.997

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2233 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3438 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6621 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri