(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

DÜNYANIN ÇİVİSİ


Daha çok çocukluğumda duyduğum, son zamanlarda nadiren kullanılan bazı deyimlerin, mecazi anlamını terk ederek, gerçek hayatta vücut bulduğunu gördüğümde dehşete düşüyorum.
   Erdemir Caddesi’nde bir bankaya giren kişi, elindeki benzini yere dökerek banka görevlilerinden paraları istiyor. Bankanın güvenlik görevlisi de görevinin doğasını yerine getirerek soygun girişiminde bulunan kişiyi bacağından yaralayarak girişimi sonlandırıyor.
   Şöyle bir baktığımız zaman benzerlerine özellikle son zamanlarda sıkça rastladığımız asayiş olaylarından biri bu…
   İhtiyar anneannelerimiz kol kola gezen gençleri gördükleri zaman “ dünyanın çivisi çıktı” derlerdi.
   Bugün bu deyimi olay hakkında benden bilgi almak isteyen yaşlıca bir beyden de işitince, genç yaşlarımızda bir şikayet ünlemi yerine kullanılan bu deyimin, günümüzde artık bir durum tespitine dönüştüğünü fark ederek dehşete kapıldım.
   * * *
   Eski filmlerin parodilerinde hakim karşısına çıkan genç “Evet! Suçluyum ama beni bu hale hayat getirdi, herkes, tüm toplum benim kadar suçludur!” diye savunma yaparak hakimi (bazen de jüriyi) etkilemeye çalışır.
   Bu tiplemelerin yan çizme yöntemi olarak kullandığı argümanlar, bugün artık özellikle soygun girişimi yapan kişilerin temeli gerçeğe dayanan mazereti olarak görülüyor.
   Nostaljik bir yaklaşım olarak algılayabilirsiniz ama bence eskiden çekilen soygun filmleri kısa yoldan zengin olmaya çalışan maceraperestlerin hikayelerini anlatırdı.
   Kimi zaman para taşıyan bir tren, kimi zaman soyulamaz denilen bir kumarhane, bazen de merkez bankalarının depoları, genelde kibar sayılacak hırsız tayfası tarafından hedef seçilirdi.
   (Bu yaklaşımın da bir suç tipini meşru kılan bir yanılsamaya yol açtığı eleştirilerini de yapardık)
   Bugün gerçek hayatta yaşanan benzer hikayelerin trajik versiyonlarını gazetelerin sayfalarında, televizyonların haber bültenlerinde izliyoruz.
   * * *
   Gerçek hayat ile idealar dünyası arasındaki fark ne kadar hazin olabiliyor.
   İşinden ayrılan bir adam aldığı tazminat ile kendine bir manav dükkanı açıyor, ekonomik kriz ortamında çalıştırdığı dükkan batınca (muhtemelen hayattaki başarısızlığı nedeniyle kendisine sürekli takaza eden çevresinin baskısı altında) girdiği borçları ödemek için banka soymaya kalkıyor.
   Filmlerde izlediğimizin yanında ne kadar amatör bir deneyim değil mi? Bir açıdan bakıldığında, merhum Salvador Dali, bir deniz kenarında deniz üstündeki kabuklu yumuşakçalardan sürrealist resmini bir tuvalde inşa ederken, benim oğlumun resim defterini alıp yanında aynı şeyi yapmaya çalışmama benziyor.
   * * *
   Bu soygun girişimi olayından hareket ederek Ereğli’nin Alaplı karayolu boyunca uzanan yol kenarında yaşanan trajedilerin ne kadarını algılayabildiğimizi sormadan edemiyorum.
   İşlerinden ayrılan binlerce tersane işçisi hala iş aramaya devam ediyor. O evlerde nasıl hikayeler yaşanıyor acaba?
   Ne olursa olsun gayrimeşru işleri yapanların sorumluluğu başkasına atması doğru değildir. Herkesin yaptığı eylemlerin sonuçları ile yüzleşmesi gerekir
   Ama artık bazı şeyleri görmemiz gerek. Ne mi?
   Galiba dünyanın çivisi gerçekten çıktı!

14.10.2009 10:52:46

Bu yazı 1023 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 44 kişi online
Toplam ziyaret : 87.567.953

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2233 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3438 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6621 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri