|
| |||
50 ANLAMSIZ GÜN
Ramazan Bayramı’na başlamak üzereyken, arife gününün akşamında söndürdüğüm son sigaramın ardından geçen yaklaşık 50 günlük sürede yaşadıklarım, aynı deneyimi paylaşmak isteyenlere rehber olacak nitelikte…Doğu kültürünün en önemli külliyatından olan “Binbir Gece Masalları”nda en fazla kullanılan terimlerinden biri ile ifade etmek gerekirse, “Gözün içine iğneyle yazılsa yeri vardı” dememiz gerekecek kadar hayatım değişti. Aslında sigarayı bırakmanın sürekli bir reddediş ve askıda kalma durumu olduğunu söylemem gerek. Çünkü cebinizde paranın durmadığı, ne kadar fırçalarsanız fırçalayın, dişlerinizin arasının beyazlamamakta direndiği, üzerinize sinen leş gibi kokudan çevrenin rahatsızlık duyacağına ilişkin tedirginliği bir türlü atamadığınız o güzel günlere özlem duymak kısa zamanda bitmiyor. En azından bu benim için böyle oldu diyelim. Düşünüyorum da genellikle günde bir paketin altında olmak üzere 25 yılı aşkın bir süre “ya acıkırsam”, “ya susuz kalırsam”, “ya yalnız kalırsam” veya buna yakın kavramlarla ifade edilebilecek korkuların yanı sıra, “ya gece vakti sigaram biterse ve açık bakkal bulamazsam” endişesini de taşımışım. 25 yılın alışkanlığının bir ayda üzerimden kalkıp gideceği konusunda en başta yanılmış olduğumu kabul ediyorum. Muhtemel ki uzunca bir süre daha eski hayatıma bir süre daha özlem duyacağım ve zaman zaman ilk ayın ruh hali gelip üstüme çöreklenecek. İlk bir ayda içinde bulunduğum ruh halinin geçen yıllarda ülkemizde de ilgiyle izlenen, kitabı da çok satanlar içine giren Tolkien’in anıt üçlemesi “Yüzüklerin Efendisi”nde salt gücün sembolü olan yüzüğü bir volkanın içine atan Frodo’nun içinde bulunduğu yitik duygusunu anlamama vesile olduğunu söylemem gerek. Bugün bir toplantıdan çıkışta, hepsine çok değer verdiğim üç muhabir arkadaşın (üç büyülü bir rakam, Alexander Dumas bile dört silahşorun maceralarını anlattığı romanına ‘Üç Silahşörler’ adını vermedi mi?) toplantının yapıldığı yerin kapısının önünde birer sigara yakarak sohbet ettiklerini gördüm. “Durun size bir bakayım, siz ne güzel sigara içiyorsunuz öyle” diyerek takıldım. İçlerinden birisi şakaya şakayla karşılık vererek, “Ayıp ettin be abi, sana da verelim bir tane” dedi. “Ah ne iyi olur” demeye çalışan yanımı itekleyerek reddettim. Aslında itiraf etmek zorunda olduğum bir şeyi de bu yazıyı yazarken fark ettim. Gerçekten dünyamı sarsan bu elli günün sonunda, kesin bir kurtuluşa erişmiş olsaydım böyle bir yazı yazılmamış olacaktı. Bu yazıyı bile dişlerin beyazlaması, cildin ve göz aklarının parlak hale gelmesi, yorgunluk eşiğimin yükselmesi gibi olumlu değişimleri paylaşmanın yanı sıra, içinde bulunduğum ruh halini paylaşabilmek için yazıyorum. Yitik insanların kimseyle paylaşmadığı duygularını üstümden atıp, geçmişe, nikotinli günlere duyduğum özlemin sona erdiği bir gün olursa, muhtemelen yaşadıklarım anlamını yitirmiş olacak. O zaman böyle bir yazı yazmak muhtemelen anlamsız olacak Bu yazının yazılmasında bir diğer gerekçem ise ‘her gün her gün ne yazacağım’ sıkıntısıdır desem yeri var. 9.10.2009 11:06:17 Bu yazı 777 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 30 kişi online Toplam ziyaret : 87.567.938 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2233 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3438 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11429 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6621 kez okundu | ||
