|
| |||
ZÜCCACİYE DÜKKÂNINDAKİ FİL
Köşe yazmak oldukça büyük sorumluluğu olan bir meşgaledir. Öyle her önüne gelenin aklına gelen her şeyi yazabileceğini düşünmek basın özgürlüğü kavramının doğasına terstir.Görüşlerine aleniyet kazandırarak kamuoyunun önüne koyacak olanların benmerkezciliğin tuzaklarından kaçınması, özellikle de aynı ülkenin vatandaşlarını “öteki” olarak tanımlamaktan uzak durması zorunludur. Ancak insanoğlu bu ya… Beşer gün olur şaşar ya… Köşe yazarlarının (Hakkı Devrim’in deyimiyle köşe kadıları ) bazıları yazıları ile tarafı olduklarını düşündükleri, korumaya çalıştıkları yapılara da zarar verirler. Bu nedenle hassas konularda kalem oynatanların, iki kere düşünüp bir kere yazmaları yerinde olur diye düşünmüşümdür. Zonguldak basınında yazan mesleğin eskilerinden bir köşe yazarı, bir ülkenin nasıl ve kimler tarafından kazanıldığının verilen şehitlerle anlam bulduğunu yazmış. İlk bakışta bu cümleye katılmayacak bir kişi bulmanın mümkün olacağını zannetmiyorum. Ancak yazı devam ettikçe film bir yerlerden koparak, sorumluluk, vicdan ve akıl ölçülerinden uzaklaşmaya başlıyor. Okuduğum satırların yazarı, Kürtlerle Türklerin birlikte savaştığının doğru olup olmadığını sorguluyor. Çanakkale savaşında en fazla şehidin Karadeniz Bölgesi’nden verildiğini, en az şehidin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan askere gidenler arasından çıktığını ifade eden bu köşe yazarı, yüzde oranları vererek bu iddiasını desteklemeye çalışmış. Hatta yazısının başlığında “rakamlar konuşuyor” şeklinde bir böbürlenmeye de yer vermiş. Aynı oranları Kurtuluş Savaşı ve Terör Örgütü ile yürütülen mücadelede verilen kayıplar için de vermiş. Böyle rakamların gerçekçi ve etik olduğu konusundaki kuşkularım nedeniyle ben burada tekrar yazmayacağım. Ama bu köşe yazarı temelde ülkenin bir bölgesinin daha az sayıda şehit vermesinin, o bölgenin insanlarının daha az vatansever ve saygıdeğer olduğu sonucuna varmaya çalışmış. Bunu yaparken de “ciddi bir haber sitesi” olarak tanımladığı bir internet adresi bile vermiş. Bu yazının yarattığı etkiyi kibarca tanımlayabilmek için “züccaciye dükkânına dalmış bir fil” benzetmesinden başka bir cümle bulamıyorum. Hazret, sanırım o yıllarda (hatta şimdi bile) o bölgelerdeki nüfus yoğunluğunun diğer bölgelere göre daha az olduğundan habersiz olsa gerek. İkinci konu da devletin sınırlı iletişim olanaklarına sahip olduğu bir dönemde meşru gücün etkisini hissettirebildiği yerlerde daha rahat asker toplanabildiğini, bu yüzden ulaşımı kolay olan yerlere daha fazla askerlik yükü bindiğini nedense hiç düşünememiş olması… Teröre doğudan daha az şehit verilmesi meselesinin de Ordunun iç hizmet uygulamaları nedeniyle, bu bölgenin evlatlarının daha çok batıda askerlik yapması olduğunu da aklına getirememiş nedense… Ancak bütün bunlar bir yana, yazının ülke insanlarının “daha fazla şehit veren bölgeler, geri kalanlardan daha fazla bu memleketin sahibidir” anlamı içeren bölücü bir içeriği var ki, yazılmasındaki sorumsuzluğu anlayabilmenin imkânı yok. “Allah devletime milletime, yazdığı yazının anlamının ne olduğunu bilen köşe yazarları versin” demekten başka çare bulamıyorum. Ne olacak bu memleketin hali? 7.10.2009 10:23:15 Bu yazı 710 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 20 kişi online Toplam ziyaret : 87.569.412 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2246 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3452 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11440 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6633 kez okundu | ||
