|
| |||
CAHİT GİBİ
Çok değil birkaç sene önce Ereğli’de binlerce kaynak ve montaj ustası ve yardımcılarından oluşan, vasıflı ama dar gelirli bir sınıf oluşturmuştu. Bu sınıf Ereğli’nin orta direği olmaya aday gibi görünüyordu.Ama artık böyle bir sınıf yok! Bugün bir arkadaşıma rastladım. Bir ara bir işyerinde emeğimizle çalışmıştık. Sordum uzun yıllar montaj ustası olan arkadaşım işsiz. Önceleri ERDEMİR’de taşeronda kaynakçılık yapan, daha sonra bir tersanede çalışan başka bir arkadaşıma daha rastladım o da işsiz. Kartonpiyer alçı süsleme işi yapan bir akrabamın ailesini gördüm geçenlerde… Akrabam, memlekette işsiz kalınca çareyi Libya’ya gitmekte bulmuş. Rusya, Ukrayna, Suudi Arabistan ve İsrail’de emeği ile çalışan tanıdıklarım var. Kendi evladının karnını doğru düzgün doyurmayı beceremeyen bir ülkenin mensubu olmanın karamsarlığı çöküyor üstüme… İşyerleri mali yapılarını tehdit edecek en ufak bir dalgalanmada süspansiyon etkisi sağlamak için çalışanları kapının önüne koymaya başlayıveriyor. Ülke olarak her alanda geliştiğimizi söylüyorlar… Doğru olabilir. Ancak bunun (Başka da var ama konuyla ilgisi yok) istisnası da var. Her alanda taşlar birbirinin üzerine konulurken, işçi haklarını örgütlü bir şekilde savunmanın kapıları her geçen gün biraz daha kapatılıyor. Emeğiyle çalışanlar her geçen gün bir öncekinden daha az güvenceyle çalışıyor. İnanmayan 1980 öncesi çalışan nüfus ile şimdiki çalışan nüfusun sendikalaşma oranlarını bir karşılaştırsın… Dünyanın değişik ülkelerinde işçi olarak çalışanları bir dinlemek gerek. Hepsinin gittikleri (Çoğu Türkiye’den fakir olan) ülkelerde çalışma koşulları bizdekinden iyi. İşçi hakları konusunda bizim gibi nal toplayan başka bir ülke bulmak zor… Yaklaşık otuz yılda iktidara kim gelirse gelsin bu genel eğilim adeta resmi devlet politikası gibi izlendi. Tehditkar tepelerin zirvelerini gizleyerek akın akın çöken karamsarlık bulutlarını, Büyük Şair Cahit Sıtkı’nın ünlü şiirindeki aydınlık aralıyor. Şairin “Memleket isterim” şiirindeki tutkulu iyimserlik, arzuladığımız bir evrenin, dünyanın, ülkenin ve kentin kapılarından sabah güneşi gibi süzülüveriyor: “Memleket isterim, Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim, Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim, Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun.” 3.09.2009 10:07:00 Bu yazı 784 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 17 kişi online Toplam ziyaret : 87.569.380 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2245 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3451 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11440 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6633 kez okundu | ||
