|
| |||
ALAPLI GAZA BASIYOR
Zonguldak’ın Türkiye’nin batısı ile bağlantı yolu üzerinde bulunan Alaplı ilçesi kurulalı henüz çok fazla zaman geçmedi. Ancak bu ilçe, kasaba olduğu günlerden kalan tozları süratle silkinerek üzerinden attı.TSO Başkanı Rafet Kılıç’ın Alaplı’ya AL-PORT adıyla kurulacak limanın girişimcilerinden biri olarak yaptığı basın toplantısından dönüşte, Ereğli’de uzun yıllar boyunca tartışılan limanın Alaplı’ya kayması üzerine düşünme olanağı buldum. Belli ki Milletvekili Fazlı Erdoğan’ın da konuya ilişkin bilgisi vardı. Geçtiğimiz aylarda yaptığı bir basın toplantısında, limanın Ereğli’ye mi, yoksa Alaplı’ya mı yapılacağı konusunda kesin bir şey olmadığını, ancak bu limanın özel sektör eliyle inşa edileceğini ifade etmiş, kamuya sadece yer tahsis etmenin düşeceğini belirtmişti. Demek o zaman bahsedilen proje buymuş. Alaplı dediğimiz bu küçük şehir böyle giderse kasabaların ara sokaklarında biriken, girişimci ruhlara mahmurluk aşılayan boğucu tozları silkelerken, sanayileşme geleneği kendisinden çok daha eski olan Ereğli’yi toza dumana boğacak gibi görünüyor. Alaplı’yı kutlamak gerek. Gerek teknolojik, gerekse ekonomik devrimler önce insanların zihinlerinde oluşan bariyerleri yıkmakla gerçekleşir. Uzun yıllar Ereğli’nin küçük kardeşi muamelesine maruz kalan bu ilçe, artık kendi ayakları üzerinde durmanın, dünyaya Alaplı olarak açılmanın hesabını yapar hale geldi. Kılıç’ın anlattıklarından, liman örneğinde de kamu, siyasi ve özel sektörün uyumlu bir çalışma içinde olduğunu algılama olanağı bulduk. Her ne kadar istihdam olanakları açısından Alaplı’ya daha fazla katkı sağlayacak olsa da, sanayisini bütünleştiren bir Ereğli’nin liman ihtiyacı sonuçta hemen yakınında, on dakikalık bir mesafede bulunan Alaplı üzerinden de karşılanabilir. Komşuda pişen bize de bir şekilde düşecektir elbette… Öyle görünüyor ki, Sanayisinin gücü ile böbürlenen Ereğli’nin gelecekte Alaplı’dan alması gereken şeyler, öğrenmesi gereken dersler olacak. Bu derslerden birincisi herhalde “Gelişme ve değişim süreklilik arz etmiyorsa ona durağanlığa kapılmak kaçınılmazdır” şeklinde özetlenebilir. 1960’lı yıllarda küçük bir sahil kasabasıyken Kömür ve Çeliğin itici gücü ile bir sanayi kentine dönüşen Ereğli, bu dönüşümü sürekli hale getiremedi. Statükoyu bağrına basan şehirlerin arasında yerini alarak, Düzce, Akçakoca, Alaplı, Sakarya gibi iller dönüşüm geçirirken, bunların üzerinden kalkan tozları soludu. Adeta uykudaki bir dev gibi ağır ve vakur bir tavırla kıpırdamayı reddetti, ara sıra gözlerini açarak yerden kendi rakiplerinin büyümesini izledi. Ancak bizden uyarması… Ereğli uzun süre bu uyku halinde kalacaksa, şunun iyi bilinmesi gerekiyor: Uyandığımız zaman peşinden koşmak zorunda kalacağımız, bugünkünden çok daha fazla sayıda rakibimiz olacak! Zihinlerdeki bariyerlerin nasıl aşıldığına, ekonomik gelişmelerin nasıl sıçramalar şeklinde yapılabileceğine ilişkin ortaya koyduğu örnek dolayısıyla Alaplı’ya teşekkür ediyorum. 27.08.2009 10:42:14 Bu yazı 677 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 6 kişi online Toplam ziyaret : 87.569.354 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2245 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3451 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11440 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6633 kez okundu | ||
