(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

BİZİM MEMLEKETTE 26 AĞUSTOS


26 Ağustos bizim memleket için en önemli tarihlerden biridir.
   Dokuz yüz otuz sekiz yıl önce bugün Malazgirt Ovası’nda Romanos Diogenes’in ordusu, daha önce birkaç kez karşılaştıkları halde haklarında bilgi toplamanın güç olması nedeniyle yeterince bir şey bilmedikleri güçlü düşman ile karşı karşıya gelmişti.
   Bizanslı Diogenes’in ordusunun karşısında, parlayan bronz miğferleri, rüzgarda dalgalanan alemleri ile tüm görkemi ile Malazgirt Ovası’na yayılan, Selçuklu Sultanı Alp Arslan beyin ordusu idi.
   Uzak Asya’dan dört nala gelen atalarımız, Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleketi yurt edinmenin peşinde idi.
   ***
   Seksen yedi yıl önce ulusunun geleceğini sağlama almayı kafaya koymuş küçük bir grup ile yola çıkan genç bir komutan gece yarısından sonra bakışlarını Kocatepe’den Afyon’a çevirmiş, umutla karışık gergin bir bekleyiş içindeydi. Bıraksalar ince uzun bacakları üzerinde yaylanıp, karanlıkta akan bir yıldız gibi Afyon Ovası’na atlayacaktı.
   Mustafa Kemal, atalarının sekiz yüz elli bir uzun yıl önce “bu memleket bizim” dediği ülkeye Doğu ve Batı Roma’nın varislerinin işbirliğiyle giriştiği işgal hareketine son veren emri vermek, “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” demek için sabırsızlanıyordu.
   ***
   26 Ağustos Türklerin bu memlekette var oluşunun sembolüdür desek adeta yeri var. Bu durum bizim bölgemiz için de geçerli… Yetmiş iki yıl önce Fransız hisselerinin Etibank Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİTAŞ) Kozlu’daki kömür ocaklarında İtalyan ve Fransızların hisselerini satın aldı. Bugün Türkiye Taşkömürü Kurumu bünyesindeki bir müessese olan Kozlu Kömür işletmesi de “Bizim” oldu.
   ***
   “Hafıza’ı Beşer Nisyan ile Maluldür” diye veciz bir söz vardır. İnsanların hafızasının unutma hastalığına maruz kalabildiğini anlatır. Özünde geçmişi unutmanın zararlarına işaret eder. Şöyle bir yoklayınca bizi nasıl bir geçmişin ürettiği gözlerimin önüne seriliverdi adeta…
    Alp Arslan’ın Anadolu’ya peşinde rengarenk flamaları ve parlak zırhları ile gelmesinin üzerinden bu yana çok zaman geçti. Bu süre içinde Anadolu topraklarında kalıcı olmak için verilen mücadelelerde atalarımız hem düşmanlarının hem de kendi kanlarını toprağa döktü.
   Belki de bu ulusun yeni anavatanında kök salması damardan akan kanın toprağın bağrına girmesi ile mümkün oldu.
   1978 Ağustosunda İngiltere’de yayınlanan Ekonomist dergisi “Türkiye Ortadoğu'nun manavı, kasabı, sütçüsü olursa hem kendisi için, hem de bölge için daha yararlı olacak” diyordu.
   Yıl 2009… Aynı çevreler şimdi Türkiye’nin Ortadoğu’ya değil, Avrupa’ya yakın olmasının sadece Avrupa’nın değil dünyanın çıkarına olduğunu söylüyor.
   Bir toprağın vatan oluşunun satırbaşlarından örnekler bunlar… 21. yüzyılın şafağına gelmemizin kolay olmadığını hatırlamak için ara sıra başımızı geçmişe çevirmekte yarar olduğu ortada değil mi?

26.08.2009 10:06:51

Bu yazı 746 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 13 kişi online
Toplam ziyaret : 87.569.342

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2245 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3451 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6633 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri