|
| |||
DÖRT ÇIKTI YİRMİALTI KALDI
Geçen ay, kamusal alanda diğer tiryakilerle birlikte ikinci sınıf vatandaş gibi itilip kakılmaktan sıkıldım. Sonuçta (bu konuda ilk karar verişlerimden biri olmadığını itiraf etmek gerek)kararımı verdim. Bu ramazan ayını da fırsat bilerek sigarayı bırakacağım.Neymiş tavanı varsa, üç tarafı da kapalıysa sigara içilemezmiş. Taş devrinde bile olsak bu mereti içecek yer bulmakta zaten sıkıntı çekmeye başlamıştık. Üstelik devletin uygulamaları totaliter rejimlerde bile yapılmamış bir ayrımcılığa dönüşmeye başlamış, beni de ikinci sınıf sayılan bir tür içine sokmuştu. Sigara içmeyenler, bırakma deneyimlerinin ne kadar çetin bir süreç olduğunu bilmez. Ben de Ramazan ayını zaten fuzuli hale gelmiş bu tehlikeli alışkanlığımdan kurtulmak için bir fırsat olarak gördüm. Bu çetin deneyimin dördüncü gününde, omirilik soğanımın üzerinde dolu bir silah varmış, kafatasımın içinde ne varsa kuruyup büzüşüyormuş hissi ile mücadele ederek köşe yazımı yazmaya çalışıyorum. Haliyle aklıma yazacak pek bir şey de (içinde bulunduğu ruh halinden başka bir şey yazamayan köşe yazarı pek matah bir şey sayılmaz bence) gelmiyor. Olur olmaz her şeye alınıp sinirlenebildiğimden, her sinirlendiğimde gerçekte sinirlenmekte haklı olup olmadığımı sorguluyorum. Gereksiz dost kayıplarından kaçınmaya çalışıyorum. Hala yakınlarım üzerinde hiç hesapta olmayan dargınlıklar üretmemek için gayret sarf edilen aşamayı geçemedim… Hayatım boyunca beni en fazla etkileyen Ramazan ayı olacağını umduğum bu ay, muhtemelen –hiç değilse en başlarda- en zor geçen ay olarak da kişisel kronolojimde yerini alacak. Sigarayı bırakmaya çalışan bir arkadaşımın ellerinin titrediğini, onları koyacak bir yer bulmakta güçlük çekmesinden ötürü şaşkınlık yaşadığını, hayatta genel bir anlamsızlık olduğuna ilişkin duygular içinde olduğunu anlattığını hatırlıyorum. “Tüm arzulara gem vurmak kolay da, hayatta ‘ot geldim ot giderim’ durumundan bakıyormuşum gibi düşünmek beni çok zorluyor” demişti. Bu arkadaş sonuçta sigarayı bırakamadı. Başka bir arkadaşım ise bir gün fol yok yumurta yokken sigarayı bırakmaya karar verdi. Birkaç gün ortalıkta gözükmedi, daha sonra arkadaş ortamına katıldığında sigarayı bırakmıştı ve hiç de yeniden başlamak ister gibi bir hali yoktu. Bu iki örnek bir yandan umudumu, bir yandan karamsarlığımı besliyor. Ancak bu kadar eziyete katlandıktan sonra, bir de tutup bunu okuyucu ile paylaştıktan sonra geri dönüş oldukça zor görünüyor. Otuz gün Ramazan boyunca sürekli burnuma gelen tütün kokusundan, hayatın anlamsızlığından, dikkatimi odaklama eksikliğinden dolayı pes etmemeye kararlıyım. Eğer otuz gün dayanırsam inanıyorum ki daha sonra büyük ihtimalle bu sıkıntıların çoğunu unutmuş olacağım. Zaten dört günü geçti, geriye 26 gün kaldı. 25.08.2009 10:20:03 Bu yazı 696 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 15 kişi online Toplam ziyaret : 87.569.364 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!Devamını oku » 26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı 2245 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYORDevamını oku » 18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı 3451 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Mide bakterisi - Helikobakter pilori: Önemi, teşhis ve tedavisiDevamını oku » 1.02.2026 11:07:39 tarihinde yazıldı 11440 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 6633 kez okundu | ||
