(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

GEÇMİŞE ÖZLEM AYI


Hicri takvim ve Miladi takvim arasındaki farktan dolayı her yıl on günlük bir öne gelen Ramazan ayı bu kez Ağustos ayının son üçte birinde başlayacak, 20 Eylül tarihinde kutlayacağımız bayram ile sona erecek.
   Ramazan iki yıl sonra ağustos, beş yıl sonra temmuz, sekiz yıl sonra Haziran ayına denk gelecek. Otuz yılı aşkın sürede bir tur yaparak miladi yılın her noktasını dolaşmış olacak.
   Orta yaşların kapıya dayandığının bir göstergesi de bu turu tamamlamak oluyor. Ortaokul yıllarımda eylül ayında girdiğimiz bütünleme sınavına girerken oruç tuttuğumu hatırladığıma göre tam bir turluk zaman belki de biraz daha fazlası geçmiş oluyor. Ancak çok şanslı insanlar bu turu iki kez tamamlayabiliyor.
   Ramazan denilince oruç kavramının ardından ilk akla gelen şey belki de bu nedenle nostalji ile ilgilidir. Bölgemizde, hele de bizim doğduğumuz büyüdüğümüz köylerde ramazan etkinlikleri iftarlara katılmak, gece geç saatlere, daha doğrusu sabahın körüne (Ramazan ayı aynı zamanda işi olmayanın öğleden sonraya kadar yatmasına izin verilen bir aydır) kadar davulcuyu beklemekti.
   Davul geleneği ramazan ayının Türk toplumuna ait geleneklerinden biri… Teknolojinin insanların uyanması için her türlü olanağı sunabildiği bir zamanda bile, gergin deriler güçlü tokmakların altında inleyerek veriyor imsak vakti mesajlarını…
   Ne desem bu davul seslerinden yankılanan nostaljik hüznü arkadaşım Avukat Ali Osman Sezer gibi anlatamam. Tepeden tırnağa bir gönül adamı olan bu değerli dost, “Davullar Kimin İçin Çalıyor” dediği yazısında bakın bu duyguyu nasıl ifade ediyor:
   “İnsanlar uykularından çağrılıyor davullarla. Sabah olmak üzere ve günün en soğuk, uykununsa en sıcak anları. Müthiş bir gürültü. Ancak mahşer böyle duyurulabilir, hiçbir şeye aldırmadan. Her mahalleden davul sesleri yankılanıyor. Buna karşın öyle bir sükûnetle karşılanıyor ki bu durum. Hiç kimse kızmıyor, müdahale etmiyor.
   Davullar çağırıyor insanları uykularından Sabahın üçü. Tek tek evlerin ışıkları yanıyor. Sanki evler de uyanıyor uykularından. Pencereler gözleri gibi evlerin. Sonra mutfaklardan tıngırtılar ve yemek kokuları. Mahmurluk içinde yemekler yeniliyor, mırıltılarla karışık.
   Hangi gerekçe ile bu gürültü kanıksanabilir. Yalnız arabalar alışamadılar ona, alarmları ile karşılık verip bağırıp çağırıyorlar her seferinde.
   Hiç kimse davul seslerini susturmak için bir şey yapmıyor. Sanırım seviyoruz onu. Uykumuzun en tatlı yerinde bile ona yer ayırıyoruz; galiba o gelsin diye uykuya dalıyoruz
   Gelsin çünkü çocukluğumuzdan bir o kaldı sokağımızdan geçen, o dönemin nağmeleriyle. Her şey değişti sokağımızda, bir o kaldı davul sesleri. Her yerde davul sesleri, her yürekte.
   Kimse susturmuyor onu. Her türlü şamatasına en olgun tavrımızla katlanıyoruz, hatta gurur duyuyoruz sokağımızdan geçmesinden.
   Çünkü bir tek o kaldı değişmeden ve hiç aldırmadan böyle sokağımızdan geçebilen. Ve biz biliyoruz ki aylardan Ramazan ve biz hala buradayız çocukluğumuzdan onunla birlikte kalan.”

24.08.2009 10:34:04

Bu yazı 921 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )


Şu anda 7 kişi online
Toplam ziyaret : 87.569.356

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi






Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
BİRAZ CEVAP, BİRAZ SİTEM!


Devamını oku »

26.03.2026 12:29:55 tarihinde yazıldı
2245 kez okundu

Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
TTK ÜRETİMİNDE KAN KAYBI SÜRÜYOR


Devamını oku »

18.03.2026 17:56:23 tarihinde yazıldı
3451 kez okundu


ACI AMA GERÇEK


Devamını oku »

3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı
6633 kez okundu


(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KİM KİMİ AYARTACAK?!


Özhanlar Mobilya


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri