(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

UZUN MEHMET’İN TORUNLARI


Kömürü bulup İstanbul’a bildiren ve çeşitli ödüller aldığı belirtilen UZUN MEHMET’in kimliği hakkında araştırma yaparken, doğruluğundan emin olmadığımız şu bilgileri de duyduk. Rivayete göre Emine adında kızı varmış. (ya da Emine adında kardeşi!?) Babasının da bir savaşta öldüğü ve de annesinin adının Havva olduğu rivayet edile gelmiş.

Şimdi bazıları “yine rivayetler var” diyecektir. Ama, araştırılan yılların 1750-1800’lü yıllar olduğunu unutmayalım.

Yazar Ahmet Naim’in UZUN MEHMET adlı tiyatro eserindeki konuşmalarda, Uzun Ağa olarak belirtilen UZUN MEHMET’in Emine adlı kızının yanı sıra “uşaklar gözümde tütüyor” cümlesinden hareketle çocuk-larının olduğu belirtiliyor. Yine aynı kitaptaki şu bilgilere de değinmeliyiz. Uzun Mehmet çocuk yaşlardan itibaren gemicilik işiyle uğraşmış. Askerliğini İngiltere’den ithal edilen kömür ile çalışan SERRACI BAHRİ adlı buharlı gemide yapmış. Bir rivayete göre 7 yıl askerlik yapmış, askerlik dönüşü de 4 yıl (askerden ayrılırken bulunması istenen) kömürü aramış.

Melahat&Rasim Türk, “Karaelmas Ülkesi Zonguldak” adlı eserinde, “Uzun Mehmet, 1808 yılında Ereğli’nin Kestaneci Köyünde doğdu. Yoksul bir köylü çocuğuydu. Bilinmeyen şeylerin bilinen taraflarını araştırmaya oldukça meraklı bir yaradılışa sahipti. Askerliğini İstanbul-HALİÇ Tersanesinde bahriye eri olarak yaptı. 1829 yazında terhis oldu (sayfa-63)” diye yazmaktadır.

KDZ EREĞLİ NÜFUS KAYITLARINDA UZUN MEHMET AİLESİ

Kestaneci Köyü (Mahallesi)nin 5 nolu hanesinde ikamet eden UZUN MEHMET OĞULLARI (Osmanlı dönemindeki soy lakapları)’nın defter kaydındaki ilk (1.) kişi AHMET AĞA (1897-1917) olarak görülmektedir. Ahmet Ağa’nın babası Mehmet Ali, annesinin de Habibe olduğu belirtilmektedir. Ahmet Ağa’nın eşi Fatma’nın Safranbolu nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilmektedir. Yine Ahmet’in erken yaşta vefat etmiş olabileceği anlaşılmaktadır.

MEHMET ALİ’nin, Ahmet dışında (1897-1917), MEHMET adında başka bir oğlu daha vardır ki bu iki oğlun annesi Habibe’dir. Yine MEHMET ALİ’nin Hanife adlı (sonraki) eşinden KİBRA ve VESİLE adlarında iki kızı vardır. Kestaneci Mahallesi mezarlığında, tespit ettiğimiz bir mezar taşında “KİBRA AKAR - UZUN MEHMET’İN TORUNU- Doğum 1306 (1890) – ölüm 1952” yazılıdır. Ayrıca Kestaneci’de “uzun Mehmet’in de yaşadığı belirtilen evin tapu kayıtlarında, bu paragrafta belirtilen kişiler aynen geçmektedir.

(Kestaneci’de uzun yıllar muhtarlık yapan Mehmet Ali Altay (79), Eyüp Bektaş ile yaptığı bir röportajda “benim adımı Mehmet Ali koymuşlar, çünkü Uzun Mehmet’in soyunda bu isim varmış” demektedir.)

 -Defterdeki 3.sırada, Ahmet Ağa’nın (vefat ettiği belirtilen) amcası AHMET’in damadı MEHMET bulunmaktadır.

 

Damat olarak hane nüfusuna dahil olan kişi, Apti Köyünden gelmiş olan ABBASOĞULLARI’dan MEHMET’tir.

-Bu (damat)  MEHMET (1864-1940) yılları arasında yaşamış olup, UZUN MEHMET OĞULLARI ailesinden EMİNE adındaki biri ile evlenmiştir.

*(Uzun Mehmet soyundan olan) EMİNE’nin, babası AHMET annesi ise HANİFE’dir.

*HANİFE’nin (ceddesi diye kaydedilen) 1822 doğumlu olduğu! belirtilmektedir.

*- Bu isim önemlidir. Çünkü, ailenin geriye doğru isim araştırması yapıldığında, resmi kayıtlarda görülen, en gerideki isimdir. (1820’li yıllarda).. Kitaplarda Uzun Mehmet’in kızının olduğu yazılı olduğu için, Hanife adı önemli olmalıdır. Ama elimizdeki veriler, “kızıdır”  dedirtecek noktada değildir..

Yine nüfus kayıtlarında tespit edilen diğer bir kişi ise HATİCE’dir. Hatice, Hicri 1238 (Miladi-1822) doğumlu olup, Hicri 1328 Miladi 1912’de vefat etmiştir. Hatice’nin 1328’de (1912) vefat ettiğini, tapu kaydından da öğrenebilmekteyiz.

***

EMİNE  (1887-1977 yılları arasında) yaşamıştır. Uzun Mehmet ailesinden olan EMİNE’nin (damat gelen) MEHMET ile evliliğinden 4 çocuğu olmuştur. MEHMET (1904-1963)-ZEHRA (1909-…..) MUSTAFA (1912-1988) EMİNE (1919-……)

Apti’den gelen (1864-1940) MEHMET’in ilk çocuğunun adı da MEHMET’tir. Çünkü, ataları olduğunu bildikleri UZUN MEHMET’in adını yaşatmaya çalışmışlardır. Ayrıca Uzun Mehmet soyundan gelen eşinin adının EMİNE olmasına rağmen 1919 doğumlu kızlarına da EMİNE adını verdiklerini görüyoruz. (Uzun Mehmet’in EMİNE adında bir kızı olduğu rivayetini yukarıda paylaşmıştık.) Bu oğul Mehmet’in (1904-1963): LAMAN-HAVA-İSMAİL-SEYİT-ÇETİN-AYŞE-FATMA adlarında çocukları vardır.

KDZ EREĞLİ NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNÜN YAZISI

Kestaneci Mahallesinde yaşayan Uzun Mehmet soy ailesi fertleri, Mayıs 2014’te soylarının Uzun Mehmet ile bağının tespit edilmesi için Nüfus Müdürlüğüne başvururlar. Müdürlüğün verdiği yazıda:

“.. Kayıtlı olduğunuz Kestaneci  Mahallesi - 55. cilt - 5. Hanenin UZUN MEHMET OĞLU soy lakabı ile başladığı görülmüş, ancak dilekçenizden anlaşılan ve taş kömürünü bulduğu belirtilen UZUN MEHMET ve bununla ilişkilendirilen bir kayıt tespit edilememiştir” denilmektedir.

1845 yılı Osmanlı Arşiv belgelerinde, (hane 3-4 ve 5’te)  “Uzun Mehmet oğlu” soy aileleri yaşamaktadır. Bu bilgi de Türkiye Cumhuriyeti resmi bilgi ve belgeleri ile yakınlık taşımaktadır.

-TTK’dan, en son zamanlarda kömür yardımı alan kişi (hane 5’te yaşayan ve Uzun Mehmet oğulları soy lakapları bulunan) ÇETİN ALTAY (1940-2006)’dır.. Altay’ın, her yıl 8 ton kömür yardımı aldığı, bunun 4 tonunun da EMİNE UYUCU’ya verildiği belirtilmektedir. -Çetin Altay’ın babasının da dedesinin de adı MEHMET’tir. Bu ailede doğan erken çocuklara Uzun Mehmet’e atfen MEHMET adı verile geldiği belirtilmektedir.

Mehmet Altay ile Hakkı Uyucu’nun eşi Vasfiye Vesile’nin kardeş oldukları belirtilmektedir. Hakkı ile V.Vesile’nin çocukları olmadığı için (Edirne) SALİH’i evlatlık aldıkları ve Emine Uyucu’nun da Salih’in eşi olduğu belirtilmektedir.

TTK’NIN KÖMÜR YARDIMI:

En son Çetin Altay ve Vesile Uyucu’nun bu kömür yardımından yararlandığı bilinmektedir. 1975-80’li yıllara kadar bu kömür yardımının devam ettiği, fakat tahminen 1978’lerde ailenin isteği üzerine, köy okulunu kömür ihtiyacı düşünüldüğünden gelen kömürün okula hibe edildiği ve 5-6 yıl kadar okulun bu yardımdan yararlandığı, 1985’lerde de bu yardımın tamamen kesildiği belirtilmektedir.

***

1830 YILINA AİT KESTANECİ KÖYÜ NÜFUS DEFTERLERİNDE UZUN MEHMET AİLESİ

*Uzun Mehmed oğlu Mustafa bin Mehmed, yaş 40.. Oğlu İbrahim, yaş 4

*Karındaşı Ahmed bin Mehmed, yaş 35

*Diğer karındaşı Halil bin Mehmed, yaş 30

1844 TEMETTUAT DEFTERLERİNDE UZUN MEHMET AİLESİ

Hane-3: Uzun Mehmed oğlu Halil bin Ahmed

Hane-4: Uzun Mehmed oğlu Ömer bin İbrahim

Hane-5: Uzun Mehmed oğlu İbrahim bin Mustafa

****

“Kestaneci’de 15 yıl muhtarlık yapan Mehmet Ali Altay (78 yaşında)”.. “Bizim sülale, Pençes Köyüne kadar gidiyor. Altaylar. Sonra Abalı Köyünde var gene akrabalar. Uzun Mehmet’in torunu diye. Kestaneci de gene mezarlar var. Kübra Akar Uzun Mehmet’in torunu Mehmet Altay Pençes’te Uzun Mehmet’in torunu bir de Abalı köyünde var. Bunlar kardeşler Uzun Mehmet’in torunlarından gelmeler. Biz de bunların akrabasıyız.”

“Kestaneci köyünde kuyu var orada kuyunun olduğu yerde Uzun Mehmet’in evi vardı. Babam ve babamın dedesi bize bu şekilde anlatırlardı. Sonra devlet bize kömür verdi.  Kaç sene boyunca E.K.İ. mahallemizdeki okula kömür verdi. Sonra biz o kömürü okula verilsin dedik. Talebeler yararlansın dedik. Sonra direk başı verdiler. Biz onları da okula bağışladık.”

“Benim muhtarlığımdan önce yani 15 yıl önce kömür bize veriliyordu. Vesile Uyucu vardı vefat etti. O da gene Uzun Mehmet’in torunu. Kübra Akar ondan sonra Korubaşında Pençes Köyünde Mehmet Altay var. Bunlar Uzun Mehmet’in torunları. Bizler de büyüklerimizden akraba oluyoruz yani. Aynı evden dağılmayız. Uzun Mehmet’in eski evini de gösterebilirim yani. O eski evden dağılmayız biz. Babam bir tarafa yapmış dedem bir tarafa yapmış. Vesile Uyucu o da bir tarafa ev yapmış. Gene ağabeyim Mehmet Altay benim amcam o da bir tarafa ev yapmış.”

“Uzun Mehmet’in İstanbul’da öldürüldüğü söyleniyor. Uzun Mehmet kömürü bulmamıştır diyenler var. Kaç sene olmuş, 1829 yılından bu yana kadar vardı da, uzun Mehmet şimdi mi efsane olmuş?” (8-11-2014-Önder)

MEHMET ALİ ALTAY:

Aslen APTİ köyünden gelmişler. Abbasoğullarından.. Kestaneci’nin eski muhtarı. Dedesi Mehmet,  damat olarak Kestaneci köyüne gelmiş. Halası ZEHRA ve KİBRA AKAR kardeş. 

“KİBRA eski muhtarlardan MUSTAFA AKAR’ın eşi. KİBRA AKAR (UZUN MEHMET’İN TORUNU) 1306’da doğmuş, 28.12.1952’de vefat etmiş.”

Uzun Mehmet’in torunu diye mezar taşına yazılmış olan KİBRA, Hicri 1306 yılında doğmuş ki bu da, Miladi 1890’a intikal etmektedir.

***

KAÇMAZ: “UZUN MEHMET, BENİM AKRABAM”

Uzun Mehmet ailesi ile akraba olduğunu belirten aynı köyden Turgut Kaçmaz (d-1936- .. ) bu sözleri belirtmiş olduktan sonra bir tartışmaya girmiş ve şu sözleri belirtmişti:  “1991’de Ereğli Doğa ve Kültürünü Yaş. Derneği başkanı olan Kutsal Kıvrak babamı evimizde ziyaret etti. Yanında derneğin yönetim kurulu ve Heykeltıraş Sanatçısı Yaman Civan da vardı. Sayın Civan konuşmayı kaydetti. Ve bu kayıt da o zaman dernekte var idi. İşte o konuşmada bu konuyu babama sordular. Babam, “evet Uzun Mehmet bizim akrabamız” dedi. Gitsinler o kayıtları tekrar izlesinler. Hatta babama aynı dernek başkanı ŞİLT takdiminde bulunmuştu” .. Kaçmaz “Ereğli’de Uzun Mehmet diye birinin olmadığını (efsane olduğunu) belirtenler var, acaba bunlar da mı Nazmiye Uzun gibi mi düşünüyor, bilmiyorum” dedi.

NAZMİYE UZUN:
“KÖMÜRÜ UZUN MEHMET BULMADI” DEDİ

Zonguldak’ta Çevre Müdürlüğü yapan Nazmiye Uzun, 1990’lı yıllarda “Kömürü Uzun Mehmet bulmadı, o bir hikayedir” şeklinde bir haber yapmıştı. Babam bu haberi gazetede okuyunca, hemen gazetelere demeç verdi. “O kadın halt etmiş” dedi. Sonra da, “Uzun Mehmet benim akrabam. Bana ve bir çok akrabamıza, Uzun Mehmet’in kömürü buluşu nedeniyle maaş bile bağlandı. Bu maaşı hem Cumhuriyet öncesi hem de sonrasında aldım-aldık” dedi. Hatta o zamanın Kaymakamı bu konunun araştırılmasını istedi. Yazı İşleri Müdürü Ümran Demiroğlu gerekli araştırmayı yaptı. O günkü Kaymakama Rapor olarak sundu.

ÇETİN ALTAY:
“UZUN MEHMET’İN OCAĞINI TÜTTÜRÜYORUZ”

Kestaneci Köyünden Çetin Altay (Uzun Mehmet’lerin en yakın akrabası)’ın evinde toplandık. (Biz, onlarla akrabayız.). ALTAY, o toplantımızda “Uzun Mehmet benim büyük dedem” dedi. Hatta “onun ocağını şimdi ben tüttürüyorum” dedi..

Kaçmaz “Bu bilgilerin gazetelerde yayınlanmasından sonra aynı gazete haberlerini Ümran Hanımla paylaştık. Babamın Uzun Mehmet ile akraba olduğunu tüm Kestaneci köylülerimiz bilir” dedi.

UZUN MEHMET’İN MEZARI BULUNMALIDIR:

Belirtildiğine göre Uzun Mehmet İstanbul’da LEBLEBİCİ HANI’nda öldürülmüştür. (Anlatılanlara göre, kahvesine zehir konularak).. Leblebici Hanı adıyla bir hanın İstanbul’da var olduğu da bir gerçektir. Gerçekten Uzun Mehmet orada öldürüldü ise o hanın bulunduğu semt civarında gömüldüğü düşünülmektedir. Semtin yerel tarihi üzerine çalışan uzmanların bu yönde bir bilgi kırıntılarının olabileceği ihtimalinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

VEL-HÂSIL:

BU KADAR KİŞİ ORTADA “BİZ UZUN MEHMET TORUNUYUZ” DERKEN, “UZUN MEHMET HAYALİ BİR KİŞİDİR, EFSANEDİR” DİYEN VE EREĞLİ TARİHİNİ YOK SAYAN  “REDDİYECİLER” OLURSA, KENDİLERİNİ TAKDÎR-İ İLÂHİYE HAVÂLE EDİYORUM. (07 Kasım 2016)

 



8.11.2016 11:36:06

Bu yazı 1574 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )

Şu anda 26 kişi online
Toplam ziyaret : 51.470.993

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi

Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
ERDEMİR; TASINI TARAĞINI TOPLA VE ..!


Devamını oku »

20.8.2019 11:07:02 tarihinde yazıldı
263 kez okundu

Deniz ÖZSAN { DİYETİSYENDEN... }
     Uzman Diyetisyen - denizozsan@gmail.com
TATİL GELİYOR; DETOKS MU YAPSAM?


Devamını oku »

3.7.2019 11:41:28 tarihinde yazıldı
624 kez okundu

(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

ÇAKIR’DAN SÜRPRİZİ BEKLEYİN!!!



Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri