(Hakimiyet Gazetesi'nin resmi internet sitesidir)

GÜLÜǒTE “SULTAN ORHAN HATIRASI”


ORHAN GAZİ VE BİR FETİHadlı kitabımızı hazırlarken Ereğli’nin Türk ve İslam tarihine yönelik yaptığımız araştırmalar çerçevesinde, tespit ettiğimiz (Camilerden Köprülerden) bahseden bazı bilgi ve belgeleri paylaşmaya başlayalım.

ORHANİYE KÖPRÜSÜ VE GÜLÜNÇ IRMAĞI: Orhan Gazi’nin Ereğli’deki önemi üzerine yaptığımız araştırmalarda, Ereğli’de Orhaniye Köprüsü bulunduğunu tespit etmiştik. Bu köprü yokken ve yıkılmışken, Ereğli-Alaplı arasındaki ulaşımın kayık-tekne-sandal vb araçlarla yapıldığı bilinmektedir.

Yörede bugün Gülüç dediğimiz mevkinin, bazı eski kaynaklardaki adı “Gülünç” olarak da zikredilmekte ve aynı mevkide bulunan Gülünç Irmağı üzerinde, Osmanlı döneminde yapılmış olduğu anlaşılan Orhaniye Köprüsü bulunmaktadır ki bu bilgi; Bolu Salnamelerinde, Orhan Gazi’nin Ereğli ile olan bağının tespit edilebilmesine yönelik bir belge olarak da kabul edilmesi mümkündür.

Orhaniye Köprüsü bugün bulunmamaktadır. Bölücek yolu üzerinde yaptığımız bir soruşturmada, Gülünç Irmağı’nın 1950’lerde yaşanan çok büyük bir sele maruz kalıp bu köprünün yıkılıp gittiği iddia edilmektedir. Hatta “yok hayır daha eski bir zamanda o köprü yıkılmış olmalı” diyenler de oldu. Fakat ilgili köprünün uçlarında yer alan ayaklarının taşlarını hala yerinde bulunduğu belirtilmektedir.

Bölücek Köyü ve adı ise, Ereğli’nin 1500’lü yıllardaki haritalarda adı görülebilen sadece 5-10 köyden biridir. Bu ad ile Alaplı’ya bağlı bir köy de bulunmaktadır. Yani;  tarihi, çok eski yıllara intikal eden bir addır - bir köydür Bölücek... Adın anlam olarak karşılığı, “iki kayanın suyla bölünmüş olması”ndan gelmiş olmalı.. Köyde bahsedilen bu köprünün yapımı hikayesi bile, Ereğli’de Orhan Gazi döneminin varlığının işaretleri için, bir ışık olabilir.

Bolu Salnamelerinde yer alan şu bilgileri iktibas edelim: “..Hele (Bolu’ya) yakınlığı dolayısıyla, birlikte fethettikleri anlaşılan Ereğli kasabasında, Sultan Orhan ve oğlu Süleyman Paşa adlarıyla yapılmış camilerin (veya vakıf topluluğu) varlığı, Ereğli ile Bolu arasında bulunan Orhaniye yolunun bazı eserlerine bugün rastlanması, Ereğli de Gülüç (Gülünç) ırmağının üzerinde otuz beş sene önce varlığı anlaşılan Orhaniye Köprüsü ve vakıfları, halk arasında yaygın Sultan Orhan ile Ümmi Kemal Hazretlerinin görüşmeleri, bu konuda efsane olarak söylenen hikayeleri, bu konuyu kesin bir biçimde çözüyor ve bitiriyor” deniliyor..  Ümmi Kemal hakkında yaptığımız araştırmalarda, yine Gülüç’te bir  Ümmi Kemal Tekkelerine bağlı olduğu sanılan bir  “Tekke” olduğu bilinmektedir. Yine bu tekke ve Ümmi Kemal’in Ereğli bağlantılarını “yeni-den” tespit etmiş olduğumuzu ve sonraki yazılarımızda bu konu hakkındaki araştırmalarımızı paylaşacağımızı belirtebilirim.

1916 yılı  Bolu Salnamelerinde geçen şu ifadeleri de iktibas edelim: “Ereğli ile Bolu arasında el-yevm ba’zı mahallerde âsâr-ı mevcud-ı tarîkın(yolun) Orhaniye namıyla yâd edilmesi (Orhaniye adıyla anılması) ve Ereğli’ye bir saat mesafede Gülünç Irmağı üzerinde otuzbeş sene (1883’lerde) mukaddem(önce) mevcudiyeti ma’lum bulunan cesîm(büyük) Sultan Orhan Köprüsünün  ta’mir ve termîmi içün Sultan müşârün ileyh tarafından bir hayli arazinin vakfedilmiş olduğunun Defter-i Hakanî İdaresince(Tapu Kadastroda) kayden sübutu, Ereğli’nin H.726-M.1325 – 26’de fetih ve teshîr (ele geçtiğini) edildiğini göstermektedir” denilmektedir.

Özellikle son cümleler bize dikkat çekici olarak gelmiştir.. Gülünç Irmağı üzerinde (tahminen 1883’lerde) hala mevcut olduğu tespit edilen “Sultan Orhan Köprüsü” olduğunu ve bu köprünün tamir ve bakımı için de bir hayli arazinin vakfedildiğini ve bu bilgilerin de Osmanlı dönemi tapu kayıtlarında belgesinin-kaydının bulunduğu belirtilmektedir. Asıl üzücü olan ise bu köprünün 1950’lerde büyük bir selde tarihe karışmış olmasıdır. Bundan sonra yapılması gerekenin, Ereğli Fatihi Orhan Gazi’nin bu anısına sahip çıkmaktır diye düşünmekteyiz. Zaten ilgili köprünün ayaklarının durduğuna yönelik bilgiler de bulunmaktadır. Yani “tarihe” “fetihe ve Fatih’e saygı gereği” ilgili köprünün, kullanım amaçlı değilse bile, tarihi sembolik önemi nedeniyle yeniden yapılması yerinde olacaktır diye düşünmekteyiz ki bu durumu ilgilerin takdirine sunmakta mahzur görmemekteyiz..  Yörede yaptığımız araştırmalarda, bahsi geçen bu “köprünün kalan ayakları” olduğu iddia edilen yerde aşağıdaki fotoğrafı çekmiştik.

GÜLÜNÇ IRMAĞI: Bolu Salnamelerinde bu ırmak hakkında şu ifadeler yer almaktadır: “Ereğli ve Devrek arasındaki Baba Dağı ve Boğma Dağı şimal mâ’ilelerinden birkaç ayakla nebe’ân eden bu ırmak da Ereğli’nin Gülünç mevki’inde denize munsabb olur. Denize üç kilometere kadar ba’dindeki seviyesi sath-ı bahir seviyesine indiğinden oralarda suları tezâyüd ve terâküd eyler, kayıkların seyrine müsâ’id bir ırmak hâlini iktisâb eder, büyük bir çaydır”..

Yine Bolu Salnamelerinde “Gülünç Deresi” başlığı altında şu bilgiler verilmektedir: “Mecrâsının tûlü, otuz beş kilometereyi tecavüz etmez (aşmaz). Zonguldak ve Devrek hududlarından nebe’ân eder ve Kızıl Deresi nâmıyla cenûb-ı garbîye doğru cereyan esnasında Kurt Suyu, Karanlık Dere ve sâir nâmlarla bir çok küçük sular olarak mecrasını garba çevirir. Ereğli civarında munsabından iki kilometreye kadar seviyesi denize müsavi olan bir araziden geçtiği içün cereyanı pek ziyade betâ’et kesb eder. Burada kırk metreye kadar vüs’at bulan arzıyla durgun bir ırmak halini alır. Kayıklar, üzerinde iki kilometreye kadar seyrederler”…

EREĞLİ’NİN OSMANLI FETHİ HAKKINDA: Bolu Salnamelerindeki şu ifadeleri paylaşıp, Gülüç’teki Sultan Orhan Köprüsüne geçelim.

EREĞLİ’NİN AHVALİ TARİHİYYESİ: “..Sultan Osman Han Hazretlerinin evâhîr-i saltanatlarında ve 725 târîh-i hicrîsinde, Konur Alp’in taht-ı kumandasında sevk edilen kuvve-i askeriyye Bolu ve Mudurnu’nun fethiyle uğraşdığı sırada, Sultân müşârün ileyhin irtihâli vukû’ bulmuş ve taht-ı âlî-i baht-ı Osmaniyye cülûs eden büyük mahdûmu Sultân Orhan Gâzî Hazretlerinin zaman-ı saltanatlarında havâlî-i mezbûrenin itmâm-ı feth-i müyesser olmuş ve gerçi o sırada Ereğli’nin fethine da’ir sârahat-î kât’iyyeye tesâdüf edilmemiş ise de Ereğli’nin Bolu’ya pek yakın bulunması ve Ereğli kasabasında bulunan atîk cevâmi’-i şerîfeden birinin Sultân Orhan ve diğerinin dahi Sultân müşârün ileyhin mahdûm-ı mükerremleri (muhterem oğlu) Şehzâde Sultân Süleyman nâmıyla tevsim edilerek cevâmî’-i şerîfe-yi mezkûreye ba’zı arâzinin Sultan müşârün ileyh zamânında vakf edildiğinin mukayyed bulunması ve Ereğli ile Bolu arasında el-yevm ba’zı mahallelerde âsâr-ı mevcûd-ı tarîkın Orhaniye nâmıyla yâd edilmesi ve Ereğli’ye bir sa’at mesâfede Gülünç Irmağı üzerinde otuzbeş sene mukaddem mevcûdiyyeti ma’lûm bulunan cesîm Sultân Orhan Köprüsü’nün ta’mir ve termîmi içün Sultân müşârün ileyh tarafından bir hayli arâzînin vakf edilmiş olduğunun Defter-i Hakanî İdaresi’nce kayden sübûtu, Ereğli’nin 726[M.1325/26] târîh-i hicrisinde feth ve teshîr edildiğini göstermektedir

EREĞLİ’DE OSMANLILAR VE SULTAN ORHAN: BoluSalnamelerinde: “Sultan Osman Han Hazretlerinin evahir-i saltanatlarında ve H. 725’te, Konur Alp’in taht-ı kumandasında sevk edilen kuvve-i askeriye Bolu ve Mudurnu’nun fethiyle uğraştığı sırada, Sultan müşârün ileyhin irtihali vukû’ bulmuş ve taht-ı âlî-i baht-ı Osmâniye cülûs eden büyük mahdumu (oğlu) Sultan Orhan Gazi Hazretlerinin zaman-ı saltanatlarında havâlî-i mezburenin itmâm-ı fethi müyesser olmuş ve gerçi o sırada Ereğli’nin fethine dâir sarâhat-i kat’iyyeye tesadüf edilmemiş ise de Ereğli’nin Bolu’ya pek yakın bulunması ve Ereğli kasabasında bulunan atîk cevâmi’-i şerîfeden birinin Sultan Orhan ve diğerinin dahi Sultan müşarün ileyhin mahdûm-ı mükerremleri (Sultan Orhan’ın oğlu) Şehzade Sultan Süleyman nâmıyla tevsîm edilerek cevâmi’-i şerife-yi mezkûreye (adı geçen Cami) ba’zı arazinin Sultan müşarün ileyh zamanında (2.sultan zamanında) vakf edildiğinin mukayyed bulunması ve Ereğli ile Bolu arasında el-yevm ba’zı mahallerde âsâr-ı mevcud-ı tarîkın Orhaniye namıyla yâd edilmesi (Orhaniye adıyla anılması) ve Ereğli’ye bir saat mesafede Gülünç Irmağı üzerinde otuzbeş sene mukaddem mevcudiyeti ma’lum bulunan cesîm Sultan Orhan Köprüsünün  ta’mir ve termîmi içün Sultan müşârün ileyh tarafından bir hayli arazinin vakfedilmiş olduğunun Defter-i Hakanî İdaresince kayden sübutu, Ereğli’nin H.726-M.1325 – 26’de fetih ve teshîr (ele geçtiğini) edildiğini göstermektedir” denilmektedir. (Kaynak: H.BİRGÖREN-Bolu Salnamesi-142.sayfa)

Yukarıdaki ifadeleri, Bolu Salnamesi kayıtlarına yazan kişinin Zekai Konrapa olduğu belirtilir. Yine Konrapa’nın hocası olan Bolu Mutasarrıfı Ali Seydi Bey’in, Konrapa’nın yazdığı bazı bilgileri eleştirdiği de bilinir. Bu bilgilerden biri de yukarıdaki metinde bahsedilen bilgilerdir.  Günümüzde de tartışılan alfabe değişikliğine (o dönemde) karşı çıkan Ali Seydi Bey’in Z.Konrapa’ya eleştirilerinden biri; Bolu ve havalisinin Osmanlılarca kesin fethinin Bayezid döneminde gerçekleştiğini belirtse de, ORHAN GAZİ VE BİR FETİH kitabımızda da bahsettiğimiz, Ereğli Alaplı ve köylerinde tespit ettiğimiz Orhan Gazi dönemi izleri-eserleri, vakıfları bizi Sayın Konrapa’nın yazdığı ifadelerin daha belirleyici olduğuna ikna etmektedir.

GÜLÜÇ’TE SULTAN ORHAN KÖPRÜSÜ:1916 yılı Bolu Salnamelerinde geçen ve “Ereğli tarihi ve Gülüç’teki köprü” adına önemli gördüğümüz şu ifadeleri tekrar edelim: “Ereğli ile Bolu arasında el-yevm ba’zı mahallerde âsâr-ı mevcud-ı tarîkın Orhaniye namıyla yâd edilmesi (Orhaniye adıyla anılması) ve Ereğli’ye bir saat mesafede Gülünç Irmağı üzerinde otuzbeş sene mukaddem (önce) mevcudiyeti ma’lum bulunan cesîm Sultan Orhan Köprüsünün  ta’mir ve termîmi içün Sultan müşârün ileyh tarafından bir hayli arazinin vakfedilmiş olduğunun Defter-i Hakanî İdaresince kayden sübutu, Ereğli’nin H.726-M.1325 – 26’de fetih ve teshîr (ele geçtiğini) edildiğini göstermektedir” denilmektedir.

Özellikle son cümleler bize dikkat çekici olarak gelmiştir.. Gülünç Irmağı üzerinde (tahminen 1883’lerde) hala mevcut olduğu tespit edilen Sultan Orhan Köprüsü olduğunu ve bu köprünün tamir ve bakımı için de bir hayli arazinin vakfedildiğini ve bu bilgilerin de Osmanlı tapu kayıtlarında belgesinin-kaydının bulunduğu belirtilmektedir.

GÜLÜÇ’TEKİ “ORHANİYE KÖPRÜSÜ” HAKKINDA VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARŞİVLERİ NE DİYOR?

ARŞİV BELGESİ-1: Osmanlı Arşivlerinden Alınmış Bir Belgenin Transkribi:

Devletlü efendim hazretleri

Nezâret-i Celîle-i Evkâf-ı Hümâyûn''a mülhak evkâfdan Ereğli Kaymakamlığı''na merbut Küpliç karyesinde vâki cennet-mekân Sultan Orhan tâbe serâhu hazretlerinin Vakf-ı Şeriflerinin mezkûr Küpliç (Gülüç) Karyesi kurbunda bulunan nehrin fevkinde olan cisrin (köprünün) ta’mîr ve termîmine Hacı Çiftliği demekle ma‘rûf arazinin hasılât-ı öşriyesi tahsis buyrulmuş ve eben an-ceddin tevliyet ve mumculuk uhde-i çâkerânemizde bulunmuş ise de nehr-i mezkûrun cesâmeti ve bir sene tuğyanından dolayı cisr-i mezkûrun müceddeden inşâ ve ta’mîrâtında hiçbir gûna kusûr âcizânemiz olmayıp ancak çiftlik-i mezkûrun hâsılâtı dûn ve masârıf-ı ta’mîriyesi dahi fevka''l-âde ziyâde olmakda ve bir yandan dahi rub’-ı öşr ve mürettebât taleb buyrulmakda olup bu ise karyece perişânimizi mûcib göründüğünden lutfen ve ihsânen keyfiyetin mahallinden tahkik ve tetkîkiyle masârıf-ı vâkı’anın be-her sene vâridâtından fazla olduğu bâ-mazbata tebeyyün eylediği hâlde emsâli misillü mürettebât-ı mezkûrenin sadaka-i ser-efser-i hazret-i padişahî olmak üzere terk vakf-ı mezkûn bundan böyle bir kat daha başlıca ihyâsına ve kullarının perişâniyetinden halasımıza müsaade-i seniyye-i cenâb-ı nezâret-penâhîlerinin inâyet ve lutf u merhamet buyrulması bâbında ve her hâlde emr u fermân hazret-i veliyyü''l-emrindir.

 ***

Bölücek’te olduğunu tespit ettiğimiz ilgili köprünün bizzat Sultan Orhan tarafından bina ve inşa edildiği hakkındaki bilgiyi, 1800’lü yıllarda yazılmış olan aşağıdaki belgede de görebilmekteyiz:

 ARŞİV BELGESİ-2: “..Bolu Sancağı''na mülhak Ereğli kazasıyla Samako Kazasına (Alaplı) tabi Küpliç (Gülüç) Karyesinde kain Dolap Suyu üzerinde cennet-mekan firdevs aşiyan Sultan Orhan Han hazretlerinin bina ve inşa eyledikleri köprünün vakfından bir tarafı Küklüç (Gülüç) nehri ve bir tarafı Değirmen ağzı ve bir tarafı Göktepe karyesinin Karkucak pınarı ve bir tarafı Başşi köyü civarında dere hududlarıyla sehven Tabaklar karyesi hududlarıyla mahdud olan mahallin dahilinde Kayıkhane başında vâki‘ İstanbul kilesi on beş kile ekilir çayırı mütevelli-i vakf ile yirmi sekiz nefer adamlar âbâ ve ecdadımız öteden beri zabt ve ziraat ederek köprü-yı mezkurun iktiza eden tamir ve termimiyle hasbe''l-icab müceddeden inşası cümlemiz tarafından rü’yet ve hüsn-i tesviye olunmakda ve canib-i miriden başka bir habbe mutalebe kılınmamış iken mütevelli-i merkûm çayır-ı mezkuru vakıf değildir benim malımdır diyerek bir seneden beri müdahale etmekde olması yirmi sekiz nefer evlad-ı vâkıf gadr ve vakf-ı müşarunileyhe hasar ve köprü-yi mezbûrun harab ve muattal olmasına mucib olacağı rehîn-i ilm-i sâmîleri buyruldukda merahim-i aliyye-i nezaret-penahilerinden mercûdur ki çayır-ı mezkuru kemâ fi''s-sâbık cümle evlad-ı vâkıf taraflarından zabt ve hiraset ve köprü-yı mezkuru maan tamir ve termîm eylemek üzere Bolu Sancağı Kâimmakamlığı''na ve Evkaf Müdüriyeti''ne ve sair icab ve iktiza edenlere hitaben emrname-i nezaret-penahileri tastîriyle kullarını gadrden ve vakf-ı müşarunileyhi hasardan vikâye buyrulması babında emr u ferman hazret-i men lehü''l-emrindir.

Bolu Sancağı''na tabi

Küklüç Karyesinde

Ahali kulları



16.12.2014 12:06:16

Bu yazı 1408 defa okunmuştur

Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız

Facebook'ta Paylaş

YORUMLAR (0)
YORUM EKLE
Adınız


(1000 / )

Şu anda 39 kişi online
Toplam ziyaret : 48.460.922

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi

Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
DEMİRTAŞ''TAN, ŞAHİN''E...


Devamını oku »

12.2.2019 10:26:52 tarihinde yazıldı
372 kez okundu

Deniz ÖZSAN { DİYETİSYENDEN... }
     Uzman Diyetisyen - denizozsan@gmail.com
YENİ YIL SOFRASI…


Devamını oku »

31.12.2018 19:37:52 tarihinde yazıldı
1060 kez okundu

(ESPRİYLE) KAREDEN YANSIYAN

KEYİF SELFİESİ..!

Güleyüpoğlu


Bu site en iyi IE5+ tarayıcı ve 1024 x 768 çözünürlükte izlenir.
Tüm Hakları Saklıdır
© 2006 EregliHakimiyet.Com - EregliHakimiyet.Net

Tasarım & Programlama RSNet tarafından yapılmıştır

Ereğli Haberleri